HALKIMIZA VE KAMUOYUNA

Zilan yoldaşımızı şahadetinin 17. yıldönümünde anıyor, mücadele geleneğini, mücadele geleneğinde gelişen direnişi ve günü fedailik günü olarak ele alıyor ve bugünü selamlıyoruz. Yine bugünü tüm yurtsever Kürt halkına ve kadınlarına da kutluyor, Zilan mücadele ruhuyla gelişip büyüyen kadın ordusu olarak mutlaka zaferi garantileyeceğimizin sözünü bir kez daha veriyoruz.

Zilan yoldaşımız, 1996 yılında Önderliğimize, hareketimize ve onlar şahsında da halkımıza karşı uluslararası emperyalist güçler, onun bölgedeki uzantıları ve işbirlikçileri eliyle gerçekleştirilmek istenen inkar ve imha komplosunu ve politikasını görerek, eylemiyle buna karşı bir tavır sahibi olmuştur. Bu anlamda Zilan yoldaşımızın eylemi, hareketimiz ve halkımız üzerindeki inkar ve imha oyunlarına zamanında ve yerinde verilen bir cevaptı. Önderliğimizi, halkımızı ve hareketimizi içine almaya çalışan imha komplosunun çemberini kırdı ve gelişecek olan hiçbir saldırıya karşı sessiz kalmayacağımızın da cevabı oldu.

İçinde bulunduğumuz mücadele sürecinde de özellikle AKP hükümeti tüm gücünü seferber ederek her türlü soykırım politikalarını hayata geçirmekten bir an bile geri durmamıştır. Önderliğimiz üzerindeki tecrit tüm yoğunluğuyla devam etmektedir. Halk ve hareket olarak Önderliğimizin durumundan haber alamaz durumdayız. Siyasi soykırım operasyonları çerçevesinde geliştirilen tutuklamalar 12 Eylül askeri darbe dönemini aratmayacak düzeydedir. Siyasi soykırım operasyonları kapsamında 10 bin yurtsever Kürt siyasetçisi, gazetecisi, emekçisi tutuklu bulunmaktadır.

Hareketimize yönelik olarak NATO tekniğini de kullanarak, imha amaçlı askeri operasyonlar yoğunlaşarak sürdürülmektedir. Bu imha operasyonlarının hedefinde özellikle kadın özgürlük savaşçılarımız vardır. AKP hükümeti, bir toplumun soykırımının ancak kadınlardan başlayarak geliştirileceğini bilerek özellikle de Kürt soykırımını kadınlar üzerinden gerçekleştirmek istemektedir. Geliştirdiği projeler ve kampanyalar kapsamında Kürt kızlarını kendi anadilinden ve kültüründen uzaklaştırma yaklaşımı içerisinde oldu. Yine direniş dinamiğimiz olarak serhıldanlarda öncülük yapan kadınlarımıza ve analarımıza karşı eşi-benzeri görülmemiş onur kırıcı her türlü şiddet politikasını tüm kamuoyunun gözleri önünde sergiledi. 2011-2012 kış sürecinde kadın gerilla gücümüzü hedefleyen imha operasyonları içerisinde oldu. Garzan, Erzurum, Cudi’de kadın kamplarımıza yönelik geliştirilen hava destekli askeri operasyonlar ve Kandil’de geliştirilen hava saldırılarından bunları anlamak mümkündür. Bizzat kadın gerilla gücümüzün konumlandığı alanlar tespit edilerek buralara imha yönelimleri geliştirildi. Bu kamplarda bulunan yoldaşlarımız teslimiyet ve ihanet dayatmalarına karşı Beritan ve Zilan mücadele geleneğinde büyük bir direniş sergileyerek son mermilerine kadar savaştılar. Gelişen şahadetler ardından AKP hükümeti yoğun bir psikolojik savaş geliştirerek, var olan direnişi çarpıtma, kendi saldırısı değil de örgüt içi olaylar gibi lanse etme çabalarını sürdürmektedir. AKP hükümetinin esas amacının kadın üzerinden Kürt toplumumuzu marjinalleştirip kendine yabancılaştırma ve direniş dinamiklerini tümden tasfiye etme olduğu açıktır. Bu anlamda AKP hükümetinin politikasının kadın düşmanlığı üzerinde kurulduğu bizim açımızdan netleşmiş bir husus olmaktadır.

 Zilan çizgisinde ordulaşan Kürt kadın gerillası olarak, bu saldırılar karşısında büyük bir direniş sergileyip daima özgürlük inancımız doğrultusunda keskin bir duruş sahibi olduk. Asimilasyon ve soykırım politikalarına karşı cevabımız ve mücadele duruşumuz Zilan mücadele kararlılığında olmuştur. Garzan’da Arjin yoldaşımızın komutasındaki 15 kadın yoldaşımızın direnişi bunun en açık örneğidir. Yine Cudi alanında son mermilerine kadar çatışarak, faşist ve işgalci Türk ordusunun eline sağ geçmemek için kendisini uçurumlardan atan Sema ve Zilan yoldaşlarımız direnişleriyle Kürt kadınının özgürlük onurunun sembolü olmuşlardır. En son olarak da Cilo ve Çarçella alanında Türk ordusunun geliştirmiş olduğu operasyonlara devrimci bir operasyonla cevap verip meşru savunma çizgisinde direnerek şahadete ulaşan Beritan ve Ezda yoldaşlarımız Zilan mücadele geleneğinin son halkaları olmuşlardır.

YJA STAR olarak mevcut bu politikaları boşa çıkaracak ve bir intikam hareketi olarak şehitlerimizin anısına mücadeleyi yükselterek AKP hükümetinin mevcut zihniyeti ile sonuna kadar mücadele içerisinde olacağımız bilinmelidir.

Fedailik Zilan mücadele çizgisiyle esas anlamını bularak, mücadelemizde özgürlük çizgisi olarak somutlaşmıştır. Zilan gerçeği, Önderlik gerçeğimizin ve Özgürlük mücadelemizin ortaya çıkardığı bir hakikat olmaktadır. Zilan çizgisi, tüm kadınların irade, mücadele, örgütlenme, kendini yaratma, toplumunu yaratma ve özgürleşme kimliğidir. PAJK kadın partileşmemiz, bu çizginin örgüte dönüşme gerçeğidir. Kadın Kurtuluş İdeolojisinin mücadeleyle oluşum gerçeğidir ve amaç netliğidir. Zilan çizgisi kadın için olduğu kadar aynı zamanda erkek için de kabul edilebilir ölçüleri çok net belirlemiştir. Önder APO gerçeği ile güçlenen kadın, özgürlük mücadelemizin en üst mertebesi, Zilan temsilidir. Özgürleşme yolunda ilerleyen erkek gerçeği için de şahadet gerçeğine anlam vermek, derin bağlılık ve saygı her şeyden önce özgürleşme yolunda kendi şahsında tüm hücrelerine kadar egemenlikle, klasik erkekliğin her türlü haliyle, zihniyetiyle mücadele etmeyi gerektirir.

Bu anlamda Zilan yoldaşımızın mücadele çizgisinin 4. stratejik mücadele dönemimizin devrimci halk savaşı hamle sürecinin esas mücadele çizgisi olacağını Eriş ve Andok yoldaşlarımız da eylem biçimleriyle ortaya koymuşlardır. Bizler de Zilan, Eriş ve Andokların mücadele geleneğine ve mirasına daima sahip çıkacağımızı bugün vesilesiyle bir kez daha belirtmek istiyoruz.

YAŞASIN ÖZGÜR YAŞAMIMIZIN MİMARI REBER APO

YAŞASIN ZİLAN ÇİZGİSİNDE YÜKSELEN ÖZGÜRLÜK MÜCADELEMİZ

YAŞASIN ZİLAN FEDAİ ÇİZGİSİNDE ÖLÜMSÜZLEŞEN ÖZGÜRLÜK ŞEHİTLERİMİZ 

29 HAZİRAN 2012

YJA STAR ANAKARARGAH KOMUTANLIĞI