MEŞRU SAVUNMA STRATEJİSİNİN ÖNCÜ GÜCÜ YJA STAR

“Kendini Savunmayı Bil”

YJA Star ( Yekineyen Jina Azad yen Star; Star Özgür Kadın Birlikleri)

Örgütün Amblemi: Sağ kırmızı sol yeşil zemin üzerine güneş, güneşin içinde kızıl yıldız güneşin altında YJA Star yazısı

Örgütün Amacı: Reber Apo’nun özgürlüğü için mücadele etmek. Ahlaki politik toplumu inşa etmek ve bunun için kapitalist moderniteye karşı demokratik ekolojik cinsiyet özgürlükçü toplum paradigması temelinde meşru savunma çizgisinde mücadeleyi yükseltmek. Başta Reber Apo’nun yaşamına olmak üzere halkımıza, kadınlara ve mücadele değerlerimize yönelik her türlü baskı, saldırı ve yönelimlere karşı mücadele ederek demokratik özerkliği inşa etmek. Beşbin yıllık merkezi uygarlık sistemini aşarak, erkek egemenlikli ordu sistemlerine karşı özgür kadın ordulaşmasını geliştirerek kadının meşru savunma gücünü ve mücadelesini örgütleyerek kadın özgürlük mücadelesini güvence altına almak.

 Reber Apo’yu Demokratik Konfederalizmin ve Kürt halkının önderi olarak kabul eder.

Kadın özgürlük çizgisinin gereklerini yerine getirmek, kadın özgürlüğünü sağlamak için tüm Kürdistan ve Ortadoğu kadınlarının meşru savunma sistemini oluşturmak üzere örgütlenen kadın gerilla örgütüdür. Kürdistan, Ortadoğu kadınları ve halklarının silahlı savunma gücüdür.

    2003 yılında gerçekleştirilen HPG II. Konferansı ordu örgütlenme tarihinde yeni bir adım atarak HPG’nin kendi iç örgütlenmesi ve yeniden yapılanması üzerine tartışmalar yürüterek karar ve planlama düzeyine ulaşmıştır. Bu temelde HPG’nin özerkleşmesi kararı alınmıştır. Konferans sonucunda ortaya çıkarılan yeniden yapılanma planlamasının amacı, siyasi açıdan Önderliğimizin demokratik uygarlık çizgisinin gereken düzeyde temsil edilmesi, askeri açıdan ise demokratik uygarlık ölçülerinde askeri, özgür ve çağdaş bir örgütlenmenin geliştirilmesidir. Konferans, “Demokratik Uygarlık çizgisi temelinde ve ekolojik toplum, kadın devrimi ekseninde HPG, rolünü daha fazla oynayacak ve Kürdistan kadınına ve halkına özgür bir ülkeyi bahşedecektir” sözüyle son bulmuştur.

YJA II. Konferansını aynı yıl içerisinde geliştirerek mücadelemiz açısından çok kritik denilecek bu süreçte kadının ordu çalışmaları içerisinde daha aktif, inisiyatifli ve etkin olması boyutunda gereken yetkinlik ve uzmanlaşmayı geliştirecek bir iddia ve kararlaşmayı yaratmıştır. Kadın özgürlük hareketi, yeniden yapılanmayla ideolojik, siyasal alanda yeniden örgütlenirken, askeri alanda da YJA STAR olarak örgütlenmiştir.

Kadın özgürlük hareketinin meşru savunma gücü olan YJA STAR, kadının ve Kürt halkının kazandığı değerleri egemen erkek insafına bırakmadan korumayı ve geliştirmeyi kendine görev bilmiştir. HPG’de kol olarak örgütlenen YJA STAR, tümüyle erkeğin gölgesinden çıkmış, gerçek anlamda kopuşu sağlamış, özgün askeri bir kadın duruşunu esas alarak gelişimini süreklileştirecektir.

    Meşru savunma savaşımızın gerek Kürt sorununun siyasal çözümü, gerekse de toplumun kadın eksenli özgürlüğü açısından mevcut Ortadoğu ve dünya koşullarında uzun vadeli bir savaş olacağı açıktır. Dolayısıyla YJA STAR olarak uzun vadeli, etkili bir sisteme, örgütleme modeline, işleyişe, anlayışa kavuşma zorunluluğumuz yakıcılığını korumaktadır. Aynı zamanda Kadın Kurtuluş İdeolojisine, onun yaşam felsefesine göre HPG’nin Demokratik-Ekolojik temeldeki iç dönüşümünün Cinsiyet Özgürlükçü zihniyetin gelişiminin öncü gücü, moral ve güven kaynağıdır. Önderlik, YAJK örgütlenmesi ve kadın ordulaşmasıyla bir yandan sisteme karşı en etkili silahı geliştirdi, öte yandan ordumuzun ve direnme savaşımızın çetecilik sınırlarına çekilmesi, gericileşmesi ve özgürlük çizgisinden çıkmasının önünü böylece aldı. Beritanlaşma çizgisi en fazla da bu ikili karakterde bilince çıkarmamız gereken bir felsefi anlama sahiptir. Kadında açığa çıkan özgürlük düzeyiyle, silahlı örgütlenmeyle halkların moral ve güven kaynağı olmak, kadının her alanda cesaretle mücadelesini geliştirmede öncü olmak, bu temelde sistemin, düşmanın korkulu düşü olmak ve de halk ordumuzun özgürlük temelinde geri erkek, kadın zihniyetinin denetimine girmeden özgürlük ordusu olmak temelinde derinleşmesini sağlamak Beritan çizgisinin ideolojik-felsefi ifadesi olmuştur.

    Beritan çizgisi temelinde, Kadın kurtuluş ideolojisi esaslarına göre örgütlenmiş kadının meşru savunma gücü YJA STAR, gerçekten de tüm Ortadoğulu ve dünya kadınlarının moral kaynağı konumundadır. Gerçekten de Ortadoğu’da kadın olarak meşru savunma temelinde örgütlü bir güç olmamız, sadece halkımız ve bölge insanı için değil, tüm dünya kadınları ve insanlık için büyük güç kaynağıdır.

Kadının tarihsel gelişim diyalektiğinin anaerkil süreçten ataerkil süreç olan hiyerarşik egemenlikçi toplum gerçeğine geçişle birlikte dondurulduğu bilinmektedir. Kadının kendi gerçekliğinden her geçen süreç zarfında uzaklaşarak kul-köle mantığının ilk kurbanı olduğu, tüm bunlar da yetmezmiş gibi erkek egemen zihniyetin isteği gibi biçimsel bir nesne konumuna geldiği ve sınıfsal, etnik, milliyet, din, renk vb. biçimlerde kendi arasında bir ayrışmaya girip parçalandığı bir gerçeklik olmaktadır.

Yalana, talana, işgale, tahakküme dayalı hiyerarşinin kurulmasıyla ilk başta kadının doğal, organik toplumdan kopuşu gerçekleşmektedir. Bu durum daha da ileri giderek kadın ruhsal olarak tamamen boşaltılıp biçimsel olarak da erkeğe göre olarak öz kimliğini inkâr eden bir yaklaşımla kişiliksizleşmekte, kısaca erkeğin yarattığı yapay bir obje haline gelmektedir. Bu durumda alçaltıcı bir konumu yaşayan kadın, kendi özsel değerlerinden koptuğu gibi komünal toplumsal değerlerden de uzaklaşmıştır. Oysaki kadın doğası kolektivist, örgütlü, komünal toplumsal yaşam değerlerini sahiplenen bir karakteri taşımaktadır. Bunun demokratik özle de bağlantısı vardır. Kadın, hiyerarşik sınıflı toplumla kadınsılaştırılmadan önce organik doğa ve organik toplum ile arasında eşitlikçi bir yapılanmaya sahip olduğu bilinmektedir.

     Kadın, sistem tarafından kendisine biçilen bu paradoksal sahte döngüden nasıl çıkabilir? Kadının tarih boyunca yaşanan paradoksal döngüden çıkışı direkt olarak demokratikleşme hareketiyle bağlantılı olmaktadır. Bu noktada kadının ilk başta bir iknayı yaşayarak demokratik amaç ve örgütlülüğü geliştirmesi gerekir. Kapitalizmin gelişimiyle birlikte tarih sahnesine kadın özgürlüğüne ilişkin radikal feministler, eko feministler gibi birçok akım ve hareketler çıkmıştır. Fakat tüm bunlar sistemin kadına içselleştirdiği köleliği karşılayacak bir özgürlük tanımına ulaşamadıklarından, daha doğrusu sistemi çözümlemekten uzak oldukları için kapsamı da genişleyememiştir. Bu noktada gelişen bu hareketler için olumlu nokta olarak belirtebileceğimiz, kadının var oluş gerçeğini çağa hissettirmesi olmaktadır. Güçlü bir ideolojik örgütsellik ve kadının kendi felsefesini yaratamaması elbette ki burada belirleyici olmaktadır. Şu ana kadar gelişen tüm kadın örgütlerinin gelişim sağlamamasında yatan gerçeklik bu olmaktadır. Kendi ideolojik ve felsefi gerçeğini yaratamayan herhangi bir oluşum, var olan sistemsel döngüye tabi olmaktan kurtulamaz. Bu nedenle egemen zihniyete karşı savaşımın temelini ideolojik alanda kadının kendisini yetkin kılması oluşturmaktadır. Bu ideoloji ise elbette ki kadının doğal özgürlükçü zihniyet yapılanması olmaktadır. Günümüzde ise buna denk gelen ideolojik yapılanma, APOCU felsefe ışığında gelişim gösteren demokratik-ekolojik toplum paradigmasıdır. Bu temelde kadın, özgürlüğü için politik ve askeri alana yönelirken savaşımın en güçlü yanıyla da karşı karşıya gelmektedir. Zor, şiddet, baskı, iktidar, tahakküm ve hiyerarşiye karşı demokrasi, cins özgürlüğü, ekolojik toplumu yaratma pahasına içerisine girilen meşru savunma stratejisi ve bu temeldeki ordulaşma gerçeği.

    Kürdistan kadınının ordulaşma gerçeği ezilen tüm sınıflar için köklü bir sosyal devrim olduğu kadar, zihniyet anlamında da alternatif bir devrim niteliğindedir. Sistemin politik arenasına kendi kimliği ile kendi öz güç ve güveniyle atıldığı bir ordulaşmayı ifade etmektedir. “Öl-Öldür mantığı” ile değil, kadın özüne dayalı “Savun, Koru ve Yarat” ilkeleriyle hareket eden bir gerçeklik.

Bu ilkelerin yaşam bulması ancak “kendini savunmayı bil” temel ilkesiyle mümkün olacaktır. Yaşam içerisinde gerçekleşen herhangi bir insansal faaliyetin temel yürütücü gücünü insan olgusu oluştururken, işlevlilik kazanmasını sağlayan da bilinç olmaktadır. Bunu kadın ordulaşması olan YJA-Star ordulaşması açısından belirttiğimizde ise nesnel gerçeklik yasaları olan doğa ve insan yasaları çerçevesinde meşru savunma çizgisi temelinde ön plana aldığı savunma ve koruma ilkelerinin salt içgüdüsel bir olgu olduğu gerçekliğinden çıkarıp ideolojik, felsefi, politik ve askeri boyutlara ulaştırması gerekmektedir. Öyle ki çağımızda “kendini savunmayı bil” ilkesi birey olgusu dışında özellikle de kadının kendini savunması ancak ideolojik, politik ve gücün en yoğunlaştığı alan olan askeri olarak donatmasıyla gerçek ifadesine kavuşacaktır. Bir insan kendini savunamıyorsa değil ki bir halkı veya insanlığı, yanındaki bir diğer bireyi bile savunamaz. Bu, öncelikle YJA-Star komutanı için temel bir ilkedir. Kadının kendi öz kimliğini ifade eden demokratik-ekolojik toplum paradigmasının öncü gücü olduğundan, yaşamsallaştırma boyutunda da üst bir çaba sahibi olması gerekmektedir. Şu unutulmamalıdır; kadının meşru savunma anlayışı kendi cinsel karakterinden kaynaklandığı için doğal olarak stratejinin de teminatı kadın olmaktadır.

    Mevcut ordusal kurumlaşmamız, kadının kendini savunabileceği temel bir alan olmaktadır. Bununla birlikte ordusal gelişim, askerileşme ve komutanlaşma kadının kendisine olan özgüveninin gelişimini de etkilemektedir. Bunu salt kaba anlamıyla ele almak yanılgılı bir yaklaşım olmaktadır. Örneğin elindeki silah gücün göstergesi olmadığı gibi, özgüvenini oturtacak ve benliğini bir bütünüyle etkileyebilecek bir güçte sayılmamaktadır. Önemlidir ama tüm bunlar salt araçsal boyutta kalmaktadır. Kadının en büyük silahı, ideolojisidir. Nasıl ki erkek egemenlikli sistem kendini var ederken ilk başta ideolojik, beyinsel kurumlaşmalarını yaratmış ve ilk kurban olarak kadını kendi öz benliğinden koparmışsa, kadının da şimdi çağımız gerçekliğinde kullanacağı en büyük silah doğal uyum yasalarına dayalı özgürlükçü, eşitlikçi paradigmasal yapılanması olmaktadır. Erkek egemenlikli sistemin kendi ideolojisini benimsetirken kullandığı zor, şiddet ve iktidar olgusundan öte YJA-Star’ın içerisine girdiği tutum, savunmaya dayalı bir şiddet anlayışını içermektedir. YJA, kadın doğasına dayalı bir ordulaşma sistemi olduğundan şiddet anlayışı da elbette ki güvenlik amaçlı, çizgi savunuculuğuna soyunan, koruma mantığını ifade etmektedir.

    Bu noktada “kadının doğasında şiddet yoktur” anlayışıyla kastedileni doğru çözümlemek gerekmektedir. Elbette ki kadının doğasında erkek egemen, hiyerarşik mantığın iktidar olgusundan doğan baskı, zor, şiddet anlayışı yoktur. Sırf iktidar veya egemen olmak için zor ve baskı araçlarını tüm insanlığı yıkım derecesine getirip doğayı tüketircesine kullanan, sınıflar yaratmayı hüner bilen, insanlar arası eşitsizliği körüklediği gibi bunu hayvanlar ve bitkiler dünyasına da yansıtan bir mantığı içermemektedir. Fakat şu gerçekliği göz ardı etmemek gerekir; doğal uyum yasaları çerçevesinde doğada bulunan hayvanlardan bitkilere, insan olgusundan tüm cansız varlıklara kadar her fenomenin içgüdüsel ve kalıtımsal savunma tepileri(refleks) vardır. Bunların kimileri şiddet içerir, kimileri de içermezler. Kadın cinsi için de bu geçerlidir. Kadının içerisinde barındırdığı şiddet, savunma ve kendini koruma refleksinden ileri gelmektedir. Ordu içinde bulunan kadın için de bu geçerlidir. Bu amaçla meşru savunma stratejisinin öncü gücü sayılmaktadır. Burada kullanılan şiddet meşru savunma temelinde geliştirilen ve gerekli olmadıkça kullanılmayan bir yaklaşımla yürütülmektedir.

    Gerek askeri gerekse de siyasi arenada kadının öz savunma gücü olduğu bilinciyle hareket etmek çağı çözümlemek kadar çağı belirlemek anlamına da gelecektir. Önemli olan kadının öz gücüyle komünal değerleri yeniden yaratabilmektir. Ve bunun en güçlü savaşımını, mücadelesini verebilmektir.

YJA Star, başta Önderliğe yapılan her tür saldırı olmak üzere, Kürt halkına ve kadınlara karşı yürütülen inkâr, imha ve saldırılara karşı meşru savunma hakkını kullanmaktadır. Bu temelde gerçekleştirilen askeri eylemlilikler de mevcuttur. YJA Star içten ve dıştan dayatılan ihanetçilik, teslimiyetçilik ve işbirlikçiliğe karşı boyun eğmeden Beritan ruhuyla direniş çizgisini esas alarak kadın kimliğini ve onurunu koruyacaktır.