Şehit Arin Tekoşin Arkadaş’ın Anısına

Bir devrimci ortamı yaratan ve bunun toplumsallığını oluşturan, kişilerin şahsında kazanılan parti ilkeleridir, halka hizmet eden, aklını ve duygularını halkına hesapsızca adayan fedai kişiliktir. Çünkü insan değerleri kazandıran her zaman topluluğa hizmet eden ilkelerdir, kendinden ancak taviz vermeye bilen bu eylemin sahibi olabilir. Önder APO’nun ortaya koyduğu bu doğrultuyu ve bunun için fedaice yaşayan ve fedaice ölümsüzlüğe eriyen takipçileri bugün Kürdistan’da ve bütün Orta doğu’da felsefesiyle yaşam bulmuştur. Kürde dayatılan köleliğin karşısında, özgür yaşamın inşaya doğru gitmesi, bunun uğruna amansızca mücadele eden Kürdistan halkın çocukların sayesinde gerçekleştirilmiştir. Bu çocuklardan bir savaşcının ismi birde Şehit Arin Tekoşin’dı (Gerdan Oyman). Şehit Arin fedai çizgisinde, Zilan ve Sema’lardan Doğa ve Zinar’lara kadar, ilerleyen sıcak yürekli ve var olanla yetinmeyen bir hakikat arayışcısıydı. Sürekli kürt halkının acılarına çare olmaya çalışan bir PKK militanıydı o. Halkını sevdiği kadar da onun topraklarına hayran kalan bir gerillaydı Arin Tekoşin. Aslen Şırnaklı olan Arin Tekoşin, 1992 yılında Botan’da örgütsel faaliyetlere dahil olarak Partiyi ve Önderliği daha yakından tanımaya başlar. Botan halkın türk faşizme boyun eğmemesi ve direniş geleneğini tarih boyunca koruması, Arin’in özgürlük arayışcılarının yoğunca yaşamasına neden olur ve bu geleneğin bir eseri olarak zalimlerin karşısında durmak için 1997 yılında özgürlük saflarına katılır.

Önderlik felsefesinden etkilenerek, kürt halkın özgürlüğünü ancak Önder APO’yla mümkün kıla bildiğini bilincine çıkartmıştır Arin Tekoşin. Artık onun için Önderlik vazgeçilmez bir değer olmuştur ve kişiliğini onun yaşam ölçülerine göre oluşturma çabasına girmeye başlamıştır. Arin için parti ölçüleri korumak ve onun felsefik derinliğine ulaşmak, özgürlüğe bir adım atmak anlamına gelirdi. Kendini de yoldaşlarını da gerilla yaşamında bu yüzden hep örgütlü kılmaya çalışırdı. Bu anlamda yoldaşlık onun için büyük bir manevi güç oluşutururdu. Önder APO onun için nasıl yücelik ve sevgi ifade ediyorsa, öyle de yoldaşlarını seven ve yücelten bir tarza sahipti Arin savaşcı. Yaşamı özgür ve anlamlı kılmak için yönünü kürdistan asi ve dağlı topraklarına verdi ve Önder APO’nun da ‘özgür Kadınların yönünü Botana çevirsinler’ çağrısı gibi, Arin gerilla da yönünü Botana çevirir ve orada öncülük misyonunu yerine getirir. Onun için Botan’da bir gerilla olarak savaşmak çok büyük anlam taşımaktaydı, çünkü gerilla gücü nasıl tarihte ilk orada oluştuysa, öyle de bir gün Kürdistan devrimi oradan başlatılma zeminin gelişmesine inanırdı. Kendisini özgür kadın ölçülerinde güçlü kılmak için ruhunu hiç Önder APO’dan ayırmazdı. Arin Tekoşin kendi duygularını Önder APO’nun karşısında şöyle dile getirmektedir:

 

‘’ÖZGÜRLÜK ÖNDERİMİZ BAŞKAN APO’YA

Bize sunduğunuz ateşi sevgiyle yoğurarak yükseltmeye çalışırken bu özgürlük dağlarının rüzgarlarını sizinle soluyamamak, yüreğimizin en derininde tarifsiz bir acıdır. Ve bu acı bizi sizinle buluşmaya kamçılayan en zor ama en büyük güçtür ruhumuzda. Anka kuşunu arar gibiyiz. Ruhumuz, beynimiz ve yüreğimiz ona muhtaç. Tek yaşam kaynağımız yarattığınız güzelliklerde varolmayı başarma kavgası ve hala her şeye rağmen en imkansızlıkta bile verdiğimiz yaşam, özgürlük aşkı, halk sevdası ve onun için barıştır. Yarattığınız kadın partileşti bugün. Şimdi varolduğumuz kadar sizinle barışın güvercinleri olmaya da hazırız. Ve köklerimiz bu dağlara böyle salacağız. Kanatlarımızı hep olduğu gibi sizin nefesinizle çırpacağız. Halkımıza  taşıyacağımız sizin emeğiniz, sizin sevdanız, sizin özleminiz olacaktır. Siz bugün yaşadığınız tüm zorlukları günü geceden ayırmadan şafağı ve ayı hiç beklemeden anlattınız aslında. Biz de yüreklerimize ve beynimize ektiğiniz bilinç tohumlarıyla bunları filizlendiriyoruz. Kadın gücü olarak sizden aldığımız güç ile tohumlandırıyoruz. Belki az, belki eksik ama yarım kalmaması çabasıyla mücadele ediyoruz. Siz olmadan sadece bahara değil, bütün mevsimlere hatta en buruk yağmur damlasına, her yaprak kıpırdayısına özlemle bakan gözlerinizle buluşmak anlamlı kılıyor bunları. Bunlar ifade etmiyor bizi aslında ve edemez de. Gün gelecek ve gözlerinize bakarak hiç durmadan anlatacağız diyoruz. Hep ve bunları söylerken öylesine kabarıyor ki yüreğimiz. İşte o zaman bizi hissediyorsunuz, biliyoruz. Yazmak istediklerimiz bitmedi, bitmez de. Çünkü özlem ve tutku bitimsizdir. Bunu sonsuz kılan sizdiniz başkanım. Biz ise bu sonsuzlukta yüceliyoruz. Yani bizim geleceğimiz sizinle olacak. Çünkü önderliksiz özgürlük olmayacak. Önderliksiz yaşam ve ölüm hiç olmayacak. Tüm PKK militanları olarak sizi sonsuz bir özlemle, saygıyla ve sevgilerimizle kucaklıyoruz. Kadınla yaptığınız sözleşme hep tertemiz kalacaktır.’’