2013 yılında Xakurke’de Şehit Kahraman Operasyon Okulu’nun günlüğüdür (2)

gunesindoguusu

Devam ediyor ‘Yoldaş’ bütün hain zamanlara inat isyan eden gerillalar yaşamını sürdürüyor.

Bugün devrece komando yapacaktık, fakat ertelendi yapamadık. Çünkü Kemal arkadaş Önderliğin görüşme notunu getirmişti. Öğlen yemeğinden hemen sonra okula gittik. Görüşme notunu Bêzar arkadaş okudu (bölük komutanımız).

Bu seferki görüşme notu çok farklıydı. Önderliğin on dört yıldan sonra doktor heyetini istemesi sağlığının iyi olmadığını gösteriyordu. Görüşme notu okurken gözlerimiz fal taşı gibi açılıyordu. Beynimiz zonk ediyor. Yüreğimiz ise sessizce çığlık atıyordu. Hepimiz bir yandan seviniyor, çünkü Önderlikle görüşme olmuş. Ve Önderliğin düşünceleri bize ulaşmıştı. Diğer yandan ise kaygılanıyorduk. Çünkü Önderlik doktor heyetini yanına istemişti. Ve bunun en büyük sebebi ise Önderliğimizin de eleştirdiği ve bizim için vicdani bir durum olan yetersiz yoldaşlığımızdır. Önderliğe katılma noktasında çok eksik kalıyoruz. Bu nedenle hep ideolojik boyutta yoğunlaşmalarımız olmalı ve bunun özeleştirisini güçlü bir duruş ve katılımla vermeliyiz.

Görüşme notu okunduktan sonra var olan sistemimiz devam etti. Akşam yemeğimizi yedikten sonra ay ışıkları ve yıldızların huzurunda başka bir güne merhaba demeyi beklemeye koyulduk. Vardık demek yanlıştır koyulduk demek daha iyi olur.

17.07. 2013

MERHABA YOLDAŞ

Bugünde çok güzel bir gün geçirdik. Her zamanki sistemimize aralıksız devam ederken klêş eğitimimizin açma, kapatma noktasına geldik. Belki dersin klêşi açma ve kapatmayı kim bilmiyor. Hepimiz ilk başta onu düşündük. Fakat sorunun sadece açıp kapatma olmadığını, bunu her parçasını tanıyarak profesyonel bir tarzda nasıl yapıldığını bu gördüğümüz eğitimler sayesinde anladık. Çünkü her parçasını tanımadan işlevini bilmeden silahı açıp kapatmak var birde tanıyarak açıp kapatmak var. Ki ilk başta tek tek açıp kapattığımızda da sonra ikişerli açıp kapattığımızda da ne kadar paniklediğimizi gördük. Düşünsene kimisi panik ve heyecandan klêşle mücadele içerisine girmişti.

Ve şimdide en kısım olan gözü kapalı açma ve kapatma işlemini gerçekleştirmeye geldi. İlk başta Cudi arkadaş açtı. Heyecanlı ve paniğe girmişti. Havîn, Dilşer ve Zinar Colemerg arkadaşlarda silahların parçalarını saklıyorlardı. Arada birde “hadi atik ol sen düşmanın içerisindesin, mermi sesleri geliyor” diyerek arkadaşın soğuk kanlığını ve atikliğini çözümlüyorlardı.

Paniğe giren arkadaşlar arasında Bengin, Qendil arkadaşlar da vardı. Kadın arkadaşlardan da Şîrîn arkadaş dışında herkes güzel açtı ve kapattı. Tabii Şirin arkadaş normalde çok soğukkanlı ve atik bir arkadaş her halde heyecandan olacak ki karıştırdı. Silah eğitiminden sonra dün ertelenen komandomuzu bugün gördük. Komando eğitimini ilk defa görmediğimiz için çok ağır geçmedi. Fakat komando dışında nefis ve irade savaşı eğitimini gördük. İki saat on dakika silahlarımızla birlikte saygı duruşunda bekledik. Ve buda bizden önceki devrenin rekorunu kırdığımızın göstergesiydi. Amacımız rekor kırmak değildi tabii ki de gerçekten kendimizi sınamak istedik. Tüm arkadaşlar kendilerini adapte etmiş ve kilitlemişti. Bu da gösteriyor ki insan kendisini bir hedefe kilitledi ve başarı dışında hiçbir şey düşünmedi başaramamasının önünde hiçbir engel olamaz. Yaşamdaki her başarısızlığımızın kaynağı bizim hedefe tam kilitlenmemizden kaynağını alıyor. Yani sorun imkan ve koşullarla alakalı değil. Birinci sebep bizleriz, yoğunlaşmalarımızdır.

Devremiz tüm yoğunluğuna ve yorgunluğuna rağmen moralinden taviz vermiyor.

18.07.2013

GERİLLANIN MORAL ANI

Operasyon okulunda yine kahkaha ve moral dolu bir gün geçiriyoruz. Rojbaşla beraber güne açtık gözlerimizi. Gerillanın en güzel sözlerinden biride belki rojbaştır. Çünkü her rojbaşta yeni bir günün umudu ve içinde barındırdıkları saklıdır. Her şey ve bütün anlar o sözden sonra başlar. Yoldaşının en güzel dileğiyle gözünü açar ve güneşi öyle selamlarsın. Bizlerde güneşi selama durduktan sonra silah eğitimi provalarımıza devam ettik. Fakat bugün yapılan provalar arkadaşlarda kahkahaya tufanı kopardı. Herkesin gözlerinde yaşlar akıyordu artık. Her zamanki gibi eğitim zorluydu fakat daha öncede belirmiştik. Bizim devremizin moral kaynağı olan bir arkadaş var Bengin arkadaş. Gerçekten arkadaşta Serhat yöresinin doğalını görebiliyor insan. Doğallığı en çokta gözlerindeki ışıltıdan belli oluyor. Neyse konumuza dönelim eğitimimiz rekabet içinde devam ediyor ve herkes kendisini pür dikkat eğitime adapte etmişti ama Bengin arkadaş o komik ve espri dolu konuşmalarıyla tüm arkadaşları gözyaşlarına boğdu. Gerçekten de öyle bir konuşması var ki doğallığından bir zerre uzaklaşmamış. Bu da devremiz için büyük bir moral kaynağı oluyor.

Yine gerçekten böylesi eğitimlerde en çok dikkat edilmesi gereken bir husus ise kazalardır. Ve biz bu konuda kendi duyarsızlığımız yüzünden küçük bir kazayla karşılaştık. Sîyabend arkadaş varil taklası atarken silahın mekanizması kafasının sol tarafını yarmıştı. Ve bu bizi çok korkutsa da arkadaşlar direkt müdahale ettiler. Bu kaza dışında varil taklasından sonra insanın başına gelebilecekler gerçekten çokta kolay değil. Düşünsenize dön dön sonra birden kalk tutabilene aşk olsun. Ki arkadaşlarda öyle olmuştu. Bir o tarafa, bir bu tarafa düşe kalka yürümeye çalışıyorlardı.

Tabi Qendil ve Harun arkadaşların rekabeti daha komikti. İki arkadaşta beraber varil taklası attıktan sonra kalkmaya çalıştılar. Kalktılar kalkmasına da düz gitmeleri gerekirken sağ tarafa doğru çember çize çize yürümeye başladılar ve en son birbirlerinin üzerine düşerek bu yürüyüşe son verdiler.

Yine Sarya arkadaş atik hareket edeyim derken kafasını yere vuruyor. Esra arkadaş sağını solunu karıştırmış bulamıyor, aşırı atiklikten Şirin arkadaş varil taklası ata ata yönünü şaşırıp mutfağa doğru gidiyor. Böyle bunun gibi birçok olaydan dolayı arkadaşlar gülme krizi geçiriyorlardı. Gerçekten yorucu ve sıcak bir gündü. Ama bu moralle bir çay içtikten sonra yorgunluğa ve sıcağa dahil hiçbir şey hissetmedik. Birde noktamıza doğru yürürken slogan ve marşlar eşliğinde geldik. Bu günümüzde böyle moral ve coşku içerisinde geçti.

Gerilla yaşamında bazı unutulmaz anlar vardır. Bu anlardan birini yaşadık, bugün herhalde gerilla yaşamım boyunca unutmayacağım günlerden biriydi

19.0.2013

Mordem Cotkar

MERHABA YOLDAŞ

Yaşam hızla akıp gidiyor. Bazen anlayamıyoruz yaşamın ayrıntılı anlarını ve tarihin bıraktığı kırıntıları…

Ya da geçmişe baktığımızda bazen kırıntıları ve kalanları toplamak zor oluyor. Çünkü her geçen günü geride bıraktığında aslına neleri geride ve arkanda bıraktığını sorgulatıyor sana hızla akıp giden zaman. Bu zamanın yolcularıyız. Birçok engelleri olan yolda engelleri aşarak yolumuzda ilerliyoruz. Okulumuz bugün yine Rojbaşla beraber yeni güne başlamanın hissini yaşıyor. Bugünde her gün gibi hem komik hem de zor anılara şahitlik ettik. Refleks dersi bugün de devam etti. Arkadaşların gülme krizleri de dersle beraber devam etti. Tabii yine küçük bir kaza yaşandı. ‘Yoldaş’ aracılığıyla da Rojhat arkadaşı eleştiriyorum. Gerçekten dikkat etmeli. Çünkü hem örgüttün hem de yoldaşların kaldıramadığı ve onlara en ağır gelen olay kazalardır. Belki bizim için küçük olabilir ama bu eğitimimize gölge düşürebilir. Dikkat edeceğine ve daha duyarlı yaklaşacağına inanıyoruz.

Neyse ki refleks eğitiminin son provalarıydı bugün. Öğleden sonra ilk silah atışlarını yaptık. İlk atışın verdiği heyecan tabii ki her arkadaşın parlayan gözlerinde ya da titreyen ellerinden anlaşılıyordu. Bazı arkadaşlar heyecandan olsa gerek hedefe vuramadılar. Kimisi de kuralsızlıklarından dolayı. Kural yaşamın bir parçası olup başarmanın anahtarıdır.

Eğitimimiz yarın atışlarla devam edecek, okulumuzun yine irade, hırs ve gücün birleşmesiyle ortaya koyduğu gelişme anlarını “YOLDAŞ” güncesi ile paylaşmaya devam edeceğiz.

Havîn Bêrîtan

21.07.2013

Devam edecek…