Xapuşke direnişini yaratan ölümsüz

kahramanlara…

5-sehitlerimiz-xapuskeGidişler vardır sessiz, habersiz… Ama gidişler vardır ardında büyük izler bırakan, dillere türküler dizdiren, ardından konuşturan ve gidişler vardır ortalığı toza

dumana katan… “Herkes gider ve geride kalan hikayeleridir” denir. Bazıları gitmez, hep orada kalırlar. O sırra kadem bastıkları, kavganın ortasında vuruldukları, toprağa karıştıkları mekanda kalırlar. Orada bir anıt gibi, bir abide gibi kalırlar. Yanlarından gelir geçeriz, uzaktan izleriz. Bizden sonrakilere anlatırız, yeni adlar buluruz mekanlara, onları anlatan, onların isimlerini taşıyan. Aslında gitmez onlar, o isim her telaffuz edildiğinde canlanırlar yeniden. Mekanların ruhunu yaratan onların oradaki direnişleri, kahramanlıkları ve ardında yürüyelim diye bizlere bıraktıkları mirastır. Ve ölümsüzlüktür bu.

 

Zagroslar, sadece insanlığın doğduğu yer değil, insanlığın insanlık için direndiği, direnmeye devam ettiği mekan… Her günü mücadele ve kavga olan coğrafya. Devrimci halk savaşı hamlesinin her gününe adını yazdıran ve büyük eylemlerin, eylemcilerin, kahramanca direnişlerin meskeni…

Bu meskende yıl boyu süren hamlede, onlarca arkadaşımız Önderliğimizin özgürlüğü ve bağımsızlık hayaliyle canlarını koydular ortaya. Ve Kasım ayı bu aylardan biri olarak geçti tarihe… Devrimci halk savaşı hamlesinin kahramanlarının Xapuşke’de binlerce asker ve akıl almaz tekniği karşısında yüreklerini, canlarını ortaya koydukları aylardan biri oldu. Zagrosların, Gerdiya’nın, Xapuşke’nin şikêrlerine adlarını yazdılar. Bazılarını hiç anlatamadık… Zamanı geldiğinde kendini anlatır kahramanlar…

Destan; Rojhılat’ın cesur kızı. Sonuna kadar savaşan ve ele geçmemek için yaralı bedeninde bombayı patlatan direnişçi. Düşmanın korkusu, eylemlerin cesur savaşçısı.

Rozerin; güneşten kopmuş altın bir ışık, ölüme gülümseyen bir fedai… Dağların sevdalısı, ne yaptığını, ne aradığını bilen bir Kürt kadını…

Asrin; durgun bir su… Olgun, iddialı, dağların bağrında kendini ve özgürlüğü yakalamış bir militan.

Behçet; ömrünü dağlara ve davaya adamış, savaşçılarını son ana kadar bırakmayan bir komutan. Mütevazı, emekçi, fedakar… Gerçek bir yoldaş.

Tofan; yerinde duramayan bir savaşçı, herkesin hayranı olduğu bir enerji kaynağı, uçurumlarda asılı bir gülüş.

Berxwedan; insan güzeli, duyarlı, cesaretli… Yoldaş sevgisi dolu yüreği.

Nevzat; fedakarlığıyla, emekçiliğiyle bir PKK militanı, dağ gibi…

Agit; kahramanlık. Adı gibi… Heyecan, fedakarlık, coşku ve emeğin sembolü. Ölümün yanından bile geçemeyeceği bir güzellik. Ölümü yakıştıramadığımız bir can…

Ölümsüzlük nedir bilir misiniz? Sizi yaşatan ve içinde emeğinizin duygunuzun olduğu her şeyde süren anlam, birikmiş, varlık bulmuş gerçek… Ölümsüzlük başka bir varlıkta zuhur etmiş beden. İnsan sade beden değil elbet. Umut, sevgi, özlem, arayış, amaç… İnsan farklılığı ve öznelliği ile olağanüstü bir gücün ve kendinden öncesinin toplamı. Ve kendisinden sonrasında süren bir gerçek. Bir duyguda, bir düşüncede çoğalan şey…

Devrimcilerin ölümsüzlüğü buradan gelir. Çünkü istedikleri ve kendilerini adadıkları şey gerçek olur ve onlardan bir şeyler taşır. Tek tek unutulabilir insan ama yeni bir yaşamda, bir duyguda, sevgide, barışta, eşitlikte, adalette, toplumsal özgürlükte çoğalan ve biriken o gerçek anlam, ölümsüzlüğün kendisidir.

Özgürlük mücadelesi militanları olarak bizler, ölümsüzlüğün yaratılacak özgür yaşamda, mutlulukta, sevgide, paylaşımda, güzelliklerde ve gülüşlerde çoğalacağına inanıyoruz. Bizlere özgür soluk alma ve onurlu yaşama imkanı veren şehitlerimizin hayallerinin gerçek olacağı o gelecekte görüyoruz gerçek yaşamı. Mücadele gücü ve irademizi oluşturan bu inançtır.

2012 yılının 9- 18 Kasım tarihlerinde devrimci halk savaşı hamlesinin yiğit komutanıyla birlikte ölümsüzler kervanına katılan Xapuşke şehitlerinin anıları ve onların yaşamlarından aldığımız güçle, hayallerini gerçekleştirme sözüyle…

Gerdiya’daki mücadele arkadaşları