Bêrîtan’ın özgürlük çizgisi

Bir kız vardı. Bêrîtan, Kürt gericiliğine teslim olmamak için kendini kayalardan attı. Karakoçan’a yakın bir köydeydi. Peşmergeler yalvarıyorlar, teslim ol bir şey yapmayacağız diye. İşte esas aldığım özgürlük çizgisi budur. 

Ama o Kürt gericiliğine teslim olmam diyor, özgürlüğü esas alıyor. O kızın özgürlük onurunu korumak boynumuzun borcudur. Bu benim ilkemdir. Ben Bêrîtan’ı böyle değerlendiriyorum.

 

Ben özgürlükçüyüm, benimle uzlaşamazlar. Ben burada Bêrîtan çizgisini boşuna söylemedim. İlkel milliyetçiliğe, gericiliğe karşı kahramanca direndi. Benim için belirleyicidir, ilkedir. Onun için Bêrîtan’ın özgürlük çizgisini esas aldım. Çok inanan bir halk adına çok acı çekenler adına konuştum.  Öyle kolay kolay namuslu olunmaz. Ben her şeyi Kürtler için yaptım.

Şehit Bêrîtan çizgisi benim için çok önemli. Bêrîtan’ın anısı ve çizgisi diyorum. Şehit Bêrîtan’ın yaşamını çizgileştirmeliyiz. Bana bir mektubu vardı, yanılmıyorsam tek mektubudur. Derin, entellektüel gücü olan bir arkadaştı. Teslim olmuyor. İlkel milliyetçilere teslim olmadı. Bu bir çizgi, kendini kayadan atıyor. Bu bir intihar değil bir özgürlük çizgisidir.  Bu kadının büyük onuru büyük direnişidir. Bu önemlidir.  Ortadoğu’nun kördüğümünün çözülmesini kadın özgürlüğü sağlayacaktır. Benim beş bin yıllık bir formülüm vardı. Neolitikten günümüze tanrıça kültürünü güncelleştiriyoruz.  Buna cinsiyet devrimi diyorum.  Kadının büyük özgürlük hareketini yaşamsallaştırsınlar, kadınlar sağlam dursunlar, hiçbir endişeleri olmasın sonuna kadar kendilerine güvensinler. Ortadoğu’yu bu çözecek.

Kızlarımızı uyaracağım. Kadınlarımız bu konuda çok uyanık olmak zorunda. Beş bin yıllık bir fırsat yakalanmış. Her birine, hepinize birer saray bile verseler yüzlerine tükürün. Kızlar kıyameti koparsın, tekrar sizleri cendereye sokmak istiyorlar. Büyük bir oyun var kadınların üzerinde. Herkes dağdan inse bile, onlar kendilerinin onurlu barışı sağlanıncaya kadar mücadele edecekler, inmeyecekler. Bêrîtan direnişini biliyorsunuz. Dersim’liydi. Uçurumun kenarındayken, peşmergeler “gel öldürmeyeceğiz” diye çağırıyorlar. Ama o teslim olmamak için kendini uçurumdan bırakıyor. Bêrîtan çizgisini takip edecekler. Ben bu çizginin bir neferiyim. Onurlu barış gelene kadar bu çizgiyi sürdürecekler.

Beni takip eden kadınlar var. Bu zihniyetin karısı, kızları olmaktan daha rezil bir şey olamaz. Yüzlercesinin anısına akıllı ve edepli bu kızlarımızın siyasette kendilerini güçlendirmeleri, karılaşmaya düşmemeleri, kişiliklerini korumaları gerekir. Karılaşan kadın karılaşan halktır, karılaşan kadın karılaşan ülkedir. Karılaşan kadın başkalarının kirli hanesi olur, bir değeri de yoktur. Tek başına yaşamayı göze almaları gerekir, ölümü göze almaları gerekir. Vasiyetim ve öğüdüm budur. Bêrîtan bize vasiyettir. O kızı unutabilir miyiz? O mesajdır. O bize çağrıdır. O bizim için bir Jeanne D’Arc’tır. Onun gibi yüzlercesi var. Onu esas alacağız, onurumuzdur. Onun eylemi sevdanın, onurun eylemidir. Biz onun olduğu yerdeyiz. Son ferde kadar savaşacağız. Şeref ve özgürlük için onur için savaşacağız.

Bana çizgiye bağlı dürüst bir tek Kürt kızı veya Kürt erkeği de kalsa yeter. Benim için özgürlük mücadelesi önemli. Benim mücadelem özgürlükçü ve kendi özgücüne dayanmadır, kimsenin askeri olmamadır. Öyle bir para, dolar ve karı ile satılacak bir mücadele değildir. Size bir şehidimizi hatırlatayım. Şehit Bêrîtan. YNK’liler bir kayalıkta uçurumun kenarında Bêrîtan’ın etrafını çeviriyorlar, çembere alıyorlar. Teslim ol diyorlar, öyle teslim ol derken de seni Türkiye’ye teslim edeceğiz diye değil, gel kardeşiz sana işkence etmeyeceğiz, gel sadece aramızda kal diyorlar. Ama Bêrîtan bunun gerçekten böyle olmadığını biliyor, özgürlüğüne düşkün, bu durumu kendi onuruna yedirmiyor ve kendini kayalıklardan aşağı fırlatıyor. Bêrîtan sonsuz özgürlük ve Önderlik çizgisine sahipti. Benim için önemli olan Bêrîtan çizgisinin savaşımıdır.