Avesta Olmalı Böylesi Zamanlarda

Bu zamanlar ki ânı tarihe mal edilmeyi bekleyen.

O an ki ölüme göz kırpıp arkadan gelenlere bir tebessümle ‘ileri’ işaretini verenler vardır.

Kolay mı öyle anlamından boşalmış bir yaşamı kabullenmek!

Kolay mı anaların, çocuckların çığlıklarını ve çıplak betonda soğuyan bedenleri duyumsamamak...

Kolay mı sanıyor kendini bilmezler!

Candan da öte aşkın ve özgürlüğün yakıştığı toprakları karanlığın saltanatına terk etmek!

Kolay olsaydı dağlar yükselmezdi göğe. Nehirleri hırçın kayaları yalçın olmazdı.

Bu dağlar nehirler ve ovalar öyle amaçsız bir ahengle tutunmadılar birbirlerine.

Bu toprakları dişini ve kılıcını bilemiş cehenemmek zebanileinden de beter modern tanrıların aç gözlülüküğünden sakınıp korumaktı onları bir araya getiren.

Bugün yine sahnede eli kanlı tanrılar.

Saldırıyorlar pervasız tüm insanlık değerlerinden bi haberce...

Dağlarımız...

Avestaları doğuran dağlarımız.

Ve şimdi Avesta özgürlüğü doğuranlara ebelik ediyor.

Tüm zamanları özgürlüğe evirmenin adımını atıyor Avesta.

Anın hakkını vermek, ölüme gülümseyerek koşup yaşamı özgür doğurmanın adı oldu şimdi Avesta.

Özgürlüğe koşanın ardından yürümek değil koşmak gerek.

Avesta olmanın zamanında her anı Avesta gibi yaşamanını tam vaktidir.

Koş şimdi.

Dönüp arkana bakmadan koş.

Arkadandan gelenlere özgürlük umudunu aşılayarak.

Tüm zamanlar Avesta gibi yaşanana dek koş!

Beritan Fecir