Bir efsane

Bir efsane

Destanlaşan neydi o ihtişamlı bakışlarda…

Gecede yıldızlar bile secdeye ederken

Gizemli dergahın zulasında saklanan yasaklı hayaller kimlerindi?

Yoksa dört yiğidin yoldaşları mıydı

ölüm orucu” efsanesine yazılanlar?

Pir’le başlayıp, Hayri ve Akif ile derinleşen

Kızıl Yıldız’la dilden eksik olmayan ve bütünleşen,

Güzellik abidelerini kıskandıracak kadar güzel!

Tarihin yapraklarını dolduracak kadar, anlamlı değiller miydi?

Alınlarında ki ter damla damla akıtıldı yüreklere

Yiğitlik o zaman bu zamandır silinmez yüreklerden.

Bir parça irade, bir parça da cesaret dağıttılar dünyaya da

Ama onlardan bu yana tek Kürt’ler de kalan

Kimse yanaşmamış ya adalet sanılan canavara

Yiğitler koyulmuş yola da kimse korkmaya…

Mazlumların ahı yamanmış” demiş ya aksakallı ihtiyar,

Bir gün gelir alınırmış intikam.

Evet, efsanenin sonudur sonsuzluğa uzanan…

Zannetmeyin ki yarım kaldı yaşananlar

Asıl şu anda başlar tarih…

Jiyan Tekoşin