Bahar Değiyor Tenime

Bahar Değiyor Tenime

Bahardı adı yaşamın

Çığlığımın sesi karışıyor bahar sularına

Çığ gibi kopuyor içimden sevinçler

Ve ruhumun özlem türküsüne

Kuşların cıvıltısı ritim tutuyor

Bahar değiyor tenime heval

Umudun selinde intikam akıyor

Bahar rüzgarı değdikçe hırçınlaşıyor

Daha bir arsızlaşıyor toprak

Ve daha da yeşilleniyor memleket

 

Bende bahardır heval, özlemin adı

Bir nefes yakınlığında

Ve iki mevsim uzaklıkta

Alışkın değilim yaprak dökmeye,

Ama uyarım dağlara ve dağların kanununa

Güneş doğuda taparcasına doğar ya,

Ben de ona taparım

Karadeniz olur bende bahar,

Bingöl olur, Doğu olur

Yaşamaya çalışmaktır bu memlekette bahar

Ayazlara inat edercesine

Eritir buzları çünkü

Her sabah tutuşan gerilla ateşi

Yüreği ısıtan bir çay

Ve koyu demlenen sohbetlerdir

Aşk gerillada felsefedir

İyi gün dilekleriyle başlar yaşama

Anda yürüyüş bir tutkudur

Bahar bitmeden tüm dağlarda yürümek ister

 

Ve bende bahardır heval

Şoreş’ten, Şervan’a uzanan destanın adı

Gitseler de birer birer

Ve arkalarında uçurumlar da ekseler

Ardılları gelecektir bilirler

Bahar gibi anılar bırakmışlardır onlar

Her biri bir bahardır zaten

 

Baharın gidişine,

Sonbaharın gelişine hüzünlenir, ağlarım

Ama yarınlar için yaşarım

Baharı yoldaşlarım gibi uğurlarım.

Kendal, Felat, Çeleng, Şervan,

Rizgar, Arjin ve niceleri gibi

Anıları coşkularımı bileyen maneviyattır

 

Durun derim,

Koparmayın Mayıs çiçeklerini

Günahtır, suç işlemeyin

Hele uçurum kenarındakilere hiç dokunmayın

Zulüm getirir, tufan yağdırır

Bu karakış ondandır ben bilirim

Siz nereden bileceksiniz ki

Erzurum’un kıyameti bundandır

O baharsızlara öfkelidir.


Kendal vardı, Bağı kadar asi

Adının heybetinde gökyüzü mavileşirdi

Kız utangaçlığının tebessüm çiçeği

Kendal,

Uçurumlar kadar derin, bahar rüzgarı gibi serin

Ve seher yıldızı gibi narindi.

Bedenindeki kurşun sonra yaşayacaktı utancını

Çünkü o kurşun Mayıs’ta çiçek koparmıştı.

 

Daha bitmedi

Zulüm devam ediyor.

On sekizinde bir yangın gülü

Lice’nin allı yeşilli yiğidi

Felat’ı aldılar isyan ağacından

Elleri titremeden onu da kopardılar

Oysa ıslanmıştı önceden kirpikleri

Köyünün yangınında, halkının katliamında

Bundandı direnişi ve öfkesi

İsyancı doğdu, isyancı yaşadı

Kahramanca şehit düştü

Liceliydi Felat’ın delikanlı yüreği

Yani acı, yani feryat, yangın yeri

Gitti Liceli delikanlı

Ardında bahar bırakarak

Şevdin’in bahar suları gibi coşarak

Baharını Perî’ye katarak

 

Çeleng’i tanıdım bir sonbahar sabahında

Gözlerine bahar çekmiş

Bir militan edasında

Suskunluğu konuşur, durgunluğu düşündürürdü

Mayıs ayı gibi gülerdi

Lamec onunla yeşillenirdi

Yarasında kan gülleri açmıştı

Yanı başında Şervan vardı

Onunla bütünleşen ikiz bir ruh gibi

Mevzide bir çift yürek misali

Asiydi Şervan

Sarıyayla’da bir destandı

Mevzisinde gür ve canlı bir slogan

Arkasındaki bütün gemileri yakandı

 

İşte bahar,

Benim aşkım da sensin

Umudum sen, hedefim sen

Sana sitemim sabırsızlığımdır

İsyan çiçekleri verdik sana

Anla bizi yalnız bırakma

Doğana sar bizi

Mayıs’ın yaprakları gibi

Haziran gibi sıcaklığında kavur.

Gel ki eylem havasında bayramlar yaşansın

Ve gel ki,

Güneş bulutsuz, işgalsiz doğsun

Maviliklerde yalnız uçurtmalar olsun.

Gel ki,

Güneşe bahar sunalım

Zulüm ayazlarına cemre düşürelim

 

Şehit Ronahi Rizgar Welat