Gönül gözümün limanı

 

Son durağı olmayan yolun yolcusu oldum

Limanı olmayan zamana yelken açtım

Zaman sonsuz bir aşkın limanı şimdi

O limana demir attım ben

Orası başladığım zamanın ve mekanın

Varoluş limanıydı

Belki de bu liman yüreğimin ötesindeki ufuktaydı

Orada mı aramalıydım seni, gözlerini?

Oysa yüreğim gözlerine tutulmuştu.

Gözlerin sınırı olmayan evrene götürür beni

Orada vücut bulur ışık

Zühre yıldızında yansır onun hakikati

Belki de gönlüm sınırsızlığın sınırında saklıdır

Şimdi külümde varolan senin varlığındır

Düşümün benliğindeki aşk geleceği

Senin gerçekliğinde mi vücut bulur?

Adını koyamadığım sınırımın sırrıdır

Belki de gönül gözümün derinliğindeki

Dünyadır, sırrı bozulmayan

Gizemli aşkın, ürkek yüreğimin varlığındaki volkan

Gerçeğim hak ile yani senin dergahında,

Senin ocağında ifadesini bulur

Kim bilir belki de sırrı yüreğimin uyanışındadır

Yüreğim ise paramparça eder

Karanlığın Tanrısı Ehriman’ı

Ve karanlık saçan sadık uşakların yüreğinde

Fışkıran ihanetin tahtını yakar

Benim ürkek dünyamın içinde

Volkanlaşan on binlerin gazabı, gazap ateşi

Kim bilir belki de sırrı yüreğimin

Yaşamı yansıtan yürek aynasıdır

Uyan yüreğim uyan, ışıkla yol alınır Viyan’a

Varlığın hakikatine onunla varılır

Yaşamdaki anın zamanına onunla demir atılır

Tez yetiş Güneş’in adasına

Işık hızında koş onun limanına

Güneş’e yelken açmış Viyan

Yirmi iki bin yıldır

Binmiş kırk milyonluk yürek gemisine

Yelkeni gök kuşağının üç renginde

Dalgalanır Güneş’in ışınlarıyla

Güneşe yelken açmış

Kürdistan adlı gemi

Koş, ışık hızında yol alan bu geminin

Kaptanıdır  Viyan

Yelken açmış Güneş’e

Koş son durağı olmayan yolcuların

Devrim gemisidir

Güneşe yelken açmış

Kürdistan’a yol almış bütün zaman ve mekanlarda

TAYHAN ROZERîN