Merhaba Reberim

mart 11

Bugün 8 Mart günüdür. Başta Önder Apo’nun şahsında tüm dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum. Egemenlerin kurbanı olan yalnızca kadın değildi, onun şahsında tüm toplum egemenlerin kurbanı haline getirilmiştir. Kadının Me’leri yani yasaları çalındıktan sonra kadına ait ne varsa egemen hiç acımaksızın yakmışlardır. Kadınların tarihide o gün bugündür bir kül olarak ocaklarda hala duruyor. Kadına hala hiçbir hak tanınmamaktadır.

Her yıl binlerce kadına şiddete, tecavüze, öldürülmeye, diri diri yakılmaya mahkûm ediliyor. Ama Önder Apo kadının bu kaderini değiştirdi. Ve yalnızca bir gün kadınların günü değil, her gün kadınların günü olsun istedi.

Evet, artık ölü kadın değil yaşayan kadın var. Ve bugün PKK hareketinin sayesinde Ortadoğu’daki bütün kadınlar sokaklarda hiçbir engel tanımadan hiçbir korku yaşamadan tek sözleri sadece özgür yaşamdır. Bir kadın olarak özgür mekânlarda yaşamak beni her gün daha da heyecanlandırıyor ve her zaman bu soruyu kendime soruyorum, ‘Önder Apo olmasaydı bizlerde olmayacaktık.’ Kadının adı bile olmayacaktı Kürdistan’da. Verilen bunca mücadeleye rağmen hala Kürdistan’da kadın intiharları ve kadın ölümleri söz konusu olabilmekte. Ve bu beni gerçekten çok düşündürüyor ve öfkelendiriyor.

Evet, bugün yaklaşık kırk kadın yoldaşımla 8 Mart Dünya Emekçiler Gününü kutladım. Her şey çok güzeldi, bu kadar kadınla bir arada olmak beni çok duygulandırdı. Kadının sistemde yaşam hakkı yok, konuşma hakkı bile yok böyle bir aile ve toplum gerçeğiyle karşı karşıyayız. Gelip görsünler istiyorum PKK kadını hangi düzeye gelmiş. Çünkü toplumda esas alınan sınıfsal ve cinsiyetçi yaklaşımlardır. Burada ne cinsiyetçilik ne milliyetçilik ne de sınıfsallık var. Burada söz konusu olan bilinç ve emektir. Biz bu felsefeyle yetiştiriliyoruz. Kendini yaratma edimine sahip oluyorsun. Kadının nasıl yaşayacağının felsefesini öğreniyorsun.   Sistemde kölelik burada insan olmak öğretiliyor. İnsan olma hakkını elde ediyorsun. PKK Okulu yaşam okuludur, özgürlük okuludur. Ben harekete ilk katıldığım zaman okuma yazma bilmiyordum, bu okulda her şey öğrendim. Şimdi yaşadığım tüm duyguları ifade etme cesaretine kavuştum. İşte PKK gerçeği budur. Hem silah hem de kalem tutmayı öğrendim. Yeri ve zamanına göre ikisini de kullanıyorum. Yeri gelir savaşçısındır, yeri gelir filozofsundur.

8 Mart kutlamalarımızın hazırlıklarını yapan arkadaşlar ideolojik, siyasi ve felsefi olarak moralde mesajları düşünerek her şey tasarlamışlar ve bir de sanatçı yanlarımızda gelişiyor. Coşkunun yanında insanı ağlatan acı sahnelerde var. Duygulu bir atmosfer. Şarkılar, şiirler ve folklor gösterileri de eklenince heyecanıma yenik düşüyorum. Bu ortamı yaratana binlerce kez güzel dileklerimi gönderiyorum. Evet, yüreğimin umudu Reberime, tüm Kadınlara, özgürlük yolunda yaşamını feda eden bütün şehitlere kutlu olsun bugün. Gelecek 8 Martı Özgürce kutlama iddiasıyla sevgilerimle kalın.

Zilan Mercan