HPJ( Hêzên Parastina Jin)

Jiyan Zemyan

savasan kadin
HPJ hangi esaslar üzerinden kendini örgütledi?
Tarih boyunca oluşturulan insanlık değerleri ve 40 yıldır özgürlük hareketinin yarattığı bir miras var. İlk kadın ana Tanrıça insanlık için onca değerler yaratmış ve her gelişim aşamalarında yürütülen savaşlarda insanlık değerlerini korumak için destansı ve büyük bedeller vermiştir. Tarihin akışında kadınlar hep bir direniş içinde olmuşlardır.
Bundandır ki bugün, bütün mücadele sahalarında kadının yürüttüğü mücadele kendiliğinden oluşmamış, tarihi ve sağlam bir köke sahip olarak mücadele yolunda ilerlemektedir. Bizler Leyla Qasim, Sarive Rendexan, Clara Zetkin Sarya ve Sakine’lere dönüp mücadelemizin esaslarına baktığımızda, Rojhılat Kürdistan’ın da kadın mücadelesinin dayandığı temeller çok net görülmektedir. Özellikle Önderliğin kadın özgürlüğü için yürüttüğü mücadele, sadece Kürt kadınının değil bütün kadınların kendini içinde bulduğu, irade sahibi olduğu ve güven kazandığı bir devrim sahası olmuştur. Egemen zihniyetin kadın üzerinde kurduğu özel mülkiyet olgusunu büyük özgürlük bedelleri vererek kırmayı başarmış, kendi özgürlükleri için savaşma gücünü yaratmışlardır. Kapitalist sistem en çok kadının dayandığı esas güçlerinden korkmaktadır. Bugün Rojhılat sahasında yürütülen mücadelede de bu korku çok açık bir şekilde gözler önündedir. Yani egemen sistemin kurduğu bataklığı ve kadınlara zehir saçtığı zihniyetine karşı,  ideolojik ve özgür yaşam felsefesine dayanarak kendini örgütleyip kendi öz yaşam alanlarını ve kültürlerini yeniden  sağlamada bunu bir örgütlülük için geliştirmenin mücadelesi içerisinde olmaktadırlar.

HPJ’nin amacı nedir?

Günümüz de kadına “jin, jiyan”  adı  verilmiştir. Sessiz mezar misali yaşam adına her şeyin tüketilip anlamsızlaştığı  ve erkek eğemenliğin tasarladığı ucuz, sıradan ve basit bir yaşamdan söz ediyoruz. Buna karşıda HPJ (Hêzên Parastina Jin) çıkış itibariyle paradigmasal ve ideolojik boyutlarda kendini örgütlemektedir. Yaşadığımız 21. yüzyılda yaşamın her alanı kasaphanelere çevirilmiş, yaşamın bütün renklerine ve özgürlüğüne ölüm ve kelepçe gölgesi düşürülüp her şey kadın şahsında yitirilip çarmıha mahkum edilmiştir. Tam bu noktada Önderliğin felsefesi ve ideolojisi bütün kadınlara ve halklara derman olmuştur. Önderliğin “kadın ilk sömürülen toplumdur ve en son olacaktır” deyimiyle, HPJ olarak  Önderliğin bu perspektifleri ve felsefesi üzerinden ilk önce Rojhılat Kürdistan’ın da kadının örgütlenmesini amaçlıyoruz. Kendimizi büyüterek her yere yetişebilmek için kadın milislerimizi yaratarak Rojhilat Kürdistan’ı ve İran’lı kadınların sesini bütün dünyaya duyurmak için büyük bir çabanın içindeyiz.

Başta idam olmak üzere sıxe, rejim, besiçlik ve kadına karşı gelişen her türlü şidedete karşı öz savunma mekanizmalarını geliştirmektir. En önemli bir diğer amacımız ise, kadınların eğitilmesi ve bilinçlendirilmesi olmaktadır. Bu boyutta kadını vahşi sistem-rejime karşı eğitip, biliçlendirip ve örgütleyip büyük bir iradeye kavuşturup HPJ saflarında buluşturmak yegane amacımızdır.Bugün özelliklede YJA-Star ve YPJ şahsında Ortadoğu kadın özgürlük mücadele sahalarında oluşan gelişmeler küçümsenemez boyutlara ulaşmıştır.  Zihnimizi meşgul eden yaşam sorunlarımızı sorun gibi kendini dayatan hususları çözmeye cesaret edebiliyoruz. Bu konuda HPJ kadınların yaşadığı işkencelere son vermenin girişimidir. Kadın özgürlük mücadelesi her geçen gün kendini büyüterek yaşamın her alanında varlığını öz gücünü, daha güçlü örgütleme hedefindedir.

 HPJ’den önce Rojhılat Kürdistan’da kadının öz savunma gücü var mıydı?

Ortadoğu ve cihan da olduğu gibi Rojhilat Kürdistan’ında da kadınlar tarih boyunca erkek egemenlikli sisteme karşı bir direniş ve mücadele içinde olmuştur. Devlet ve molla rejimine karşı gelişen direnişlerde her zaman öncü rol ve misyonunu üstlenerek, direnişe en büyük katkıyı sunmuştur. Ancak ideolojik dayanakların eksikliğinden kaynaklı güçlü ve devamlı bir örgütlenme yaratılamamıştır. Bu da kadının öz savunma örgütlenmesinde ciddi bir boşluğun oluşmasına sebep olmuştur. Var olan bu boşluğa karşı HPJ’den önce  HJRK(Hêzên Jinên Rojhilatê Kurdîstan) öz savunma gücü örgütlenmesi vardı. Her ne kadar resmiyete kavuşmadıysada Rojhılat kadının öz savunma mekanizmalarını geliştirmek için birçok değerli çabanın ve bedelin sahibi olmuştur. Özellikle de  Kandil savaşında İran rejimine karşı büyük mücadele segileyerek, mevziden mevziye destansı bir direniş ve savaş yürütmüştür.

 HJRK’nin öncü ve büyük komutanlarından Sarya onur, Evindar ve Berfin yoldaşlar bu savaşın direniş sembolleri olmuşlardır. Sözkonusu olan ihtiyaçlar temelinde HJRK’nin HPJ’ye geçiş ile birlikte öz savunma örgütlemesinde güçlü adımlar atılıp projeler oluşturulmuştur.

 HPJ’ye neden ihtiyaç duyuldu? 

Kendi iktidarını ölümsüzleştirmeye çalışan erkek egemenlikli bir sistem gerçekliğiyle karşı karşıyayız. Özellikle kadın, bütün yaşam olanakları elinden alınarak bir obje ve erkeğin her türlü hizmetine koşan bir araç haline getirilmiştir. Yasal çerçevede hiç bir hak sahibi olmayan ve savunmasız bırakılan bir kimlik, toplumun temel ve asıl yaratıcı gücü olarak görülmemektedir. Özellikle İran rejiminin geliştirdiği korkunç politikalar, yaşanılan vahşetin en açık göstergesidir.

Kadın hem rejim tarafından hem de erkek tarafından aile içinde hergün öldürülmektedir. Bahsettiğimiz ölüm sadece fiziki değil ruhi, duygusal, cinsel, kültürel ve psikolojik ölümdür. Her gün binlerce kadın bu ölümlere mahkum edilerek, yaşamın anlamı olmaktan uzaklaştırılmaktadır. Yaşamı yaratan kadın iken günümüzde getirildiği durum bir tatmin ve hizmet aracı olmuştur. Kadınlar beş bin yıldır öldüren zihniyet ile karşı karşıyadır. Özellikle molla rejimi adeta bir kadın kırım makinesi rolünü oynamaktadır. Şiddete karşı kendini savunan kadınlar ölümle cezalandırılıyor. Buna en yakın örnek olarak Reyan Cebbari’yi verebiliriz. Tüm bu gerçeklikler karşısındaRojhılat Kürdistan’ı ve İran’da  yaşayan tüm kadınların bir savunma mekanizmasına sudan ve ekmekten daha fazla ihtiyacı olmaktadır. Bu tesbit ile bir yeniden yapılanmaya gidilmiştir. Bu esaslar üzerinden HJRK kendisini HPJ olarak örgütleyip, İran ve Rojhilat Kürdistan’ında  yaşayan tüm kadınların rengi, sesi ve öfkesi olmayı hedeflemektedir.

 HPJ’nin oluşumundan sonra kadında nasıl bir  güven yarattı?

Erkek eğemenlikli sisteme başkaldırmak  büyük cesaret ve bedel ister. Çünkü erkek koruyan ve kollayan olarak güçlü bir simge gibi beyinlerimize kazınmıştı. Kendi çıkarları ve zevki için kadını düşüren, kullanan, satma hakkını kendinde gören bir zihniyeti tanıdıkça kendin olma savaşını öğrendik. Bunu da  Kadın özgürlük mücadeleside her geçen gün kendini büyüterek bilince kavuşturduk. O kadar derin sindirilmiş korkutulmuş duygu ve düşüncede işgellere uğramış bir kadın gerçekliği söz konusudur ki, bir kıvılcım bile İran’da kolay olmamaktadır. Lakin şuda açıktır ki, insan güven duymayacağı bir işe kalkışmaz, kuşkusuz bu İran gibi bir rejim olursa büyük bir güvenin yaratılması kaçınılmaz olmak zorundadır. Şunu belirtebilirim ki, HPJ’nin oluşumu yediden yetmişe kadında bir umut ışığı olmuştur. Bu savunma gücünün varlığını her kadın için bir çözüm ve sistemden kurtuluş kapısı oluşturmaktadır.  Rojhılat’ta yaşayan bütün kadınlar artık  bunun farkındalar ve biliyorlar ki yaşadıkları yaşam onlar için hiçbir güvence sağlamamaktadır. Ufuktaki aydınlığın nasıl yayıldığını ve bedellerle bu güvenin yaratıldığının bilincindeler.

 

Kadının savunma güçleri olarak meşru savunma hangi düzeyde örgütleniyor?

Öz savunma gücü her canlı için hayati bir durumdur. Kendini, koruyan, besleyen ve çoğaltan doğa gibi her canlının iç güdüsel kendini koruma gibi hissi vardır. Hele bu kadın olursa böylesi bir sistemde öz savunma gücüne diğer bütün canlılardan katbe kat daha fazla ihtiyacı olmaktadır. Özellikle de bu konuda Önderliğimizin gül teorisini, yani yeryüzündeki her canlının bir savunma refleksi olduğunu, esas alarak meşru savunma temelinde örgütlenmemizi geliştiriyoruz. Bu temelde hedefimizde yoğunluklu olarak kadının öz savunma biliçlenmesi, eğitilmesi ve meşru savunma çerçevesinde örgütlendirilmesi olmaktadır.

Her şeyden önce gözlerimizin önünde yaşanan Kobanî  gerçeği vardır. Kendi öz savunmalarını geliştirmeden nasıl bir savunma sistemi geliştiribilirlerdi ki. DAİŞ gibi katliamcılara karşı savunma sistemlerini güçlü ve kendi öz dinamiklerinden sağlamayamazlarsa, her zaman bir tehtit altında olunacaktır. Rojhılatlı ve İran’lı kadınlar için öz savunma gibi bir mekanizma hayati bir öneme sahiptir. İran’da kadın gerçeği devrim süreçlerinde büyük bir açılımcı bir potensiyele sahipken fakat bu süreçte baktığımızda kadının potensiyelini parçalamak ve ortadan kaldırmak için, islam dini adı altında İran mollalarının rejimi elinden ne gelirse yapmaktadır. Toplumsal olarak, İslam’ı nikah sixe adı altında her türlü ahlaksızlığı geliştirmektedir. Aynı zamanda kadını ekonomik alanlarda elinden gelebildiği kadar kısıtlamaktadır.

Ve diğer taraftan da uyuşturuculuğu bilinçli olarak kadına da geliştirmekte ve muytat kadınların önünde tek bir yol bırakılmakta oda fuhuş olmaktadır. İran’ın bütün bu yaklaşımlarına karşı, HPJ nin rol ve misyonu çok önemli bir zirvede seyretmektedir. Meşru savunmanın geliştirme düzeyi sadece askeri ve silahlı değil, bizat toplumun içerisinde kadını sivil ittasizlik eylemlerine ve buna benzer bir çok kadın savunma hakları düzeyine getirebilmek için kendimizi toplumsal alanlarda daha iyi örgütleyip ideolojik ve felsefik boyutlarında kadınları örgütleme hedefindeyiz. Çünkü İran’da kadının özgür ifade, özgür düşünce hakları üzerinde büyük kısıtlamalar olmaktadır. Hele bu çağda kadını kendi öz ideolojisiyle yaratabilmenin önünde engel İran’ın doğmatik zihniyeti olmaktadır. Bundan yola çıkarak HPJ olarak biz ideolojimizi öne çıkararak kadında bu boşlukları doldurarak ve kendini bu ideoloji içinde görebilmek ve ifadeye kavuşturabilmek için her türlü desteği vermeye hazırız.

 

 Kürdistan’lı ve İran’lı kadınlara mesajınız nedir?

İran sistemi büyük bir karmaşanın içindedir. Ekonomik krizden tutalım, ana yasa kanunlarına kadar halkları bunalıma sokmaktadır. İran’da yaşanan bu kaosa karşı bütün İran’lı kadınlar ve Rojhılat kadınlarına çağrımızı şudur ki, gelin el ele verelim bu ülkeyi daha demokratik, özgürlükçü ve adil bir ülke haline getirelim. Gelin meydanı egemen zihniyete katliamcı bireyci ve zalim erkeğe bırakmayalım. Bütün sesler ve renkler fikirler bir araya geldikçe halklar kazanacaktır. İran bir halkların bahçesidir, Ari’lerden şu ana kadar halkların ve kadınların özlemi sadece huzur ve özgürlüktür. Bunu biz kendi öz gücümüzle yaratacağız, insanlığa sözümüz özgür bir ülkede özgür kadınlar olarak yaşayacağız bunun dışında her şey lanetlidir. Bu temelde bütün kadınları ve özellikle de genç kızları HPJ saflarına katılmaya çağrıyoruz.