ÇAĞDAŞ KADIN TAPINAĞI ( I )

(Şehit Beritan Akademisi) -I-

kadin tapinakPKK Hareketi, 1970’li yılların başında bir grup öğrencinin “Kürdistan sömürgedir” sözünü birbirlerine gizlice fısıldamalarıyla örgütlenmeye başlar.

Sistemin beyin yıkama merkezleri olan üniversitelerde, yürekleri özgürlük ve halk aşkıyla atan bu gençler kendilerini gerçekler temelinde eğitmeye başlarlar. İdeolojisiz kalmış bir topluma ideoloji kazandırmak ve devrimci bir çıkış yapmak amacıyla araştırma ve incelemeye girişen APOCU hareket, bir süre sonra bunları topluma yaymak amacıyla harekete geçer. Geçtikleri her yerde halk üzerinde büyük etkiler yaratırlar. Kürdistan’ın bazı yerlerinde, bu gençlerin aydın, bilinçli tutumlarından dolayı “Talebe” olarak adlandırılırlar. Ve çok uzun bir süre “Talebe” kavramı devrimcilikle özdeş tutulur halkın gözünde… Evet, onlar talebeydiler, ama bu sistemin ve onun okullarının değil, halkın, yaşamın ve hakikatin talebeleriydiler.

 

Onlar, yitik bir ülkenin çocuklarıydılar; kitaplardan öğrenmezler her şeyi. Yaşamın kendisinden, hayatı acılarla yoğrulmuş insanlardan, dilsiz bir halkın gözlerinden ve yüreklerinden içerler bilgiyi. Onlar kavgayla sınayarak tanırlar hayatı… Ve onlar zamanla dağların doruklarını birer insanlık akademisine dönüştürürler. İnsanlığın gerçek yurdu olan, sınırları yok eden dağların silsilelerinde gidip gelerek, o uzun, uykusuz gecelerde tanırlar hayatın başka bir yüzü olduğunu…

Onlar Prometeus’turlar ve bilgiyi tanrılardan çalarak insanlığa ulaştırırlar. Çarmıhlara gerilmeyi, zindanlarda direnmeyi, alevlerde arınmayı ve uçurumlarda kanatlanmayı öğretirler bizlere… Ve onlar yaşamın en onurlu öğrencileri ve ustaları olarak hakikate ulaşmamızda köprü yaparlar kendilerini…

Onların temel doğrular etrafında yarattığı örgütlenme ve halktan kopmayan duruşu halkla doğru buluşmayı ve kucaklaşmayı yaratır. Giderek Kürdistan sınırlarını aşar, partileşir ve PKK milyonlarca insanın özgür yaşam kimliği haline gelir. Kimliksiz, vatansız, dilsiz, eğitimsiz ve çağın tüm gelişmelerinden mahrum olan bir halk, onun gençleri, kadınları PKK ocağında bilinçlenir, yaşamı ve özgürlüğü tanır. Kahramanlarını, destanlarını ve gelecek ütopyalarını yaratır. Tanrılarını ve tanrıçalarını yaratır bu devrimle. Onurlu ve özgürce yaşamanın bilinçle, hakikat uğruna kendini mücadeleye adamakla gerçekleşeceğini fark ederler.

İlk grup oluşumundan başlayarak bu devrimci çıkış içinde kendini ifade eden kadınlar sosyalist ve özgür bir yaşamın, özgür Kürt toplumsallaşmasının kadın özgürlüğünden geçeceğine derinden inanırlar.

1976 yılında başlayan Kürdistan gezileri, Kürt halkının içinde bulunduğu durumu daha derinden tanımak ve halka kurtuluş mücadelesini anlatmak amacıyla gerçekleşir. Kürdistan’daki yoksulluk, feodalizm ve toplumsal geriliklerle mücadele başlar, kadınların bu toplumsal gerçeklik içindeki konumları, kapatılmışlıkları anlatılmaya değerdir. Özellikle kadın erkek eşitliği konusunda ortaya konulan çerçeve, ideolojik bakış açısı ve bunun PKK militanlarınca topluma taşırılması kadın kitlesinde büyük bir umuda yol açar. Halk toplantılarına gizliden gizliye kulak veren kadınların içine bir ateş düşer. Farklı yaşanabileceği, bu köleliğe mahkûm olmadıklarına dair bir ateş… Ve bu süreçte birçok kadın gruba dâhil olarak APOCU hareket saflarında, kendi kaderlerini tanrıların elinden alarak kendileri yazmaya karar verirler.

Kuruluş Kongresi Ve Kadına Biçilen Misyon

1978 yılında Amed’in Fis köyünde PKK kuruluş kongresini yapar ve partileşme ilan edilir. Kuruluş manifestosunda kadının katılmadığı devrimin başarıya ulaşamayacağı ve bir toplumun özgürlük düzeyinin o toplumdaki kadınların özgürleşmesiyle ölçülebileceğine vurgular yapılır. Bu Kürdistan devriminin özgürlükçü ve kadın değerlerine dayalı gelişmesinin özü olan, sonraki yıllarda Reber Apo’yu klasik paradigmalardan ayıracak yönüdür.

Reber Apo’nun çocukluğuna dayanan kadın-aile çelişkileri ve özgürlük arayışlarının sistem içileşmemesi PKK’yi bir kadın partisi haline getirir ve yeni bir sosyalist-halkçı paradigmanın, kadın özgürlüğüne dayalı özgür yaşamın yaratıcısı olma potansiyelini başından beri taşır.

PKK’ye Kadın Katılımları Ve Eğitim Düzeyi

1980 darbesinin adımları duyulmaya başlayınca öngörülü bir yaklaşımla PKK yurtdışına çıkış yapar. İlk olarak Filistin kamplarında eğitim olanakları yaratılır, kadrolar bu alana çekilir ve askeri, ideolojik eğitimler geliştirilerek ülke sahasına daha güçlü bir dönüşün hazırlıkları yapılır. Reber Apo bu sahada bizzat eğitim çalışmalarını yürütür. İlk grup içinde 30 kadın da yer alır.

1982 yılıyla birlikte ülkeye dönüş kararı alınır. Reber Apo’nun yanında eğitim almış ve güçlü bir donanımı gerçekleştirmiş olan gruplar ülkeye gönderilir. Lübnan’da kurulan M. Korkmaz Akademisi, Kürdistan devriminin öncü kadrolarının hazırlandığı bir alandır. Eğitimlerin temel amacı askeri olmak kadar, özgür bireyi yaratmak, özgür ve eşit Kürt kadınını ve erkeğini açığa çıkarmak, sistemsel gerçekliğin bireyde yarattığı tahribatı gidermektir,

PKK gerçeğinde eğitim; insan yaratma ve sistemle hesaplaşmayı birey şahsında gerçekleştirmektir. Kendi şahsında sistemin kirlerini yenen ve sistemin bağımlaştırıcı, köleleştirici etkilerinden kurtulan insan, özgür olmaya adaydır. Ve herkes bilir ki kendini özgürleştirmeyen, bir toplumu özgürleştiremez, kendinde sistemi yenmeyen karşısındaki sisteme karşı savaşamaz. Bu nedenledir ki PKK, savaşımının yüzde doksan beşini kendi içinde bir halk gerçekliğini dönüştürmek amacıyla kendisine karşı verir ve enerjisinin sadece yüzde beşini düşmanla fiili savaşıma harcar.

Dağa İlk Çıkan Kadınların Karşılaştığı Zorluklar

İlk dağa çıkan gruplar içinde yer alan kadınlar, kırsala dayalı yaşamın zorluklarına karşı büyük bir direniş gösterirler. Bu süreçlerde eğitim, daha çok elden ele dolaşan kitaplar ve çözümlemelerle yapılmaya çalışılır.

Reber Apo saflara katılan kadınların daha iyi gelişmesi için onları Mahsum Korkmaz akademisine çekmekte ve eğitimlerine büyük önem vermektedir. Kadınları özgün yoğunlaştırmakta, gelişmeye aday olanları daha iyi eğitmek için örgüt evlerinde özgün eğitimlere tabi tutmakta, aynı zamanda bütün eyaletlere kadın özgürlüğü ve kadın ordulaşması sorununun teorisini ve perspektifini sunmaktadır. Reber Apo bu eğitimler sürecinde kadın arkadaşların fiziksel, ruhsal, askeri ve düşünsel tüm yönleriyle ilgilenir.

Kürdistan’ın asi dağlarını, özgür bilinç ve anlam gücüyle donanmış binlerce genç sarar. En çok da kadınlar kendilerini atarlar bu özgür yaşam mekânlarına. Özgür olmanın mücadeleyle olacağına ve kendilerini sarmalayan egemen erkek toplumdan kopuşun, binlerce yıldır ezilenlere kucak açan özgür dağlarda gerçekleşeceğine en çok da kadınlar inanır.

İçinde bulundukları toplumsal sistemden, baskılardan bunalan, özgürlüğünü PKK’de gören kadınlar “çözüm PKK’dedir” diyerek dağlara doğru yürürler. Bu yürüyüş türkülü bir yürüyüştür, destansı bir yürüyüştür. Kürdistan’da evinden çıkamayan, feodal toplum baskısı altında ezilmiş, köleleştirilmiş kadınlar her şeyden çok özgürlüğe susamıştır. Ve yürekleri bu özlemle en çok atanlar, en önde katılanlardır bu türkülü, destansı yürüyüşe. Elbet sancılı olur, bedeli olur her kavganın… Ama özgür fikirlerle beyinlerini, yüreklerini yıkadıkları PKK ocağında, büyük dervişin dergâhında kendilerini, güçlerini, iradelerini tanırlar. Mücadeleyle varolmanın ve kavgada güzelleşmenin tadına varırlar.

Mahsum Korkmaz akademisi kapatıldığı tarih olan ‘92 yılına kadar binlerce genci eğitir, savaş sahasına uğurlar. Halkın en güzel evlatları bu sahada daha da güzelleşerek, bilinçlenerek, kendilerini sistemin kirinden pasından arındırarak özgür dağlarda düşmanlarıyla hesaplaşmaya koşarlar. Bu koşuda en önde vuruşanlar, büyük başarılar yaratanlar onlardır. Ve en başta onlar feda eder kendini bir halkın kurtuluşu için. Onlar düşmana duydukları kin ve özgür yarınlara olan inançlarıyla sarılırlar silahlarına, sarılırlar inançlarına. Onları her koşulda yürüten bilinç ve inançtır. Halka olan sevgi, halkın davasına olan bağlılıktır. Bir halkın çalınan özgürlüğünün, geleceğinin intikamı alınır dağlardaki yaşamla. Gerillacılık özgür yaşam ve kimlik olur. Salt savaşmak değildir aslolan. Yaşamaktır inadına, sevmektir her zorluğunu ve bağlanmaktır taşına toprağına, insanına Kürdistan’ın…

(Şehit Beritan Özgür Kadın Akademisi) -I-

Devam Edecek…