Kadın Ordulaşmasının İlk Temelleri

 Tarih Sayfasından

PKK’nin ilk oluşumundan bu yana kadın hep parti saflarında yerini almış, birçok alanda da öncülük rolünü oynamıştır. İlk partileşmede, zindan direnişinde,

 ülkede, Avrupa’da, kısacası her yerde rol üstlenmiştir.Bugün Kadın Özgürlük Hareketi bu kadar büyüyerek gelişmişse bu kaynağını yıllarca yürütülen mücadeleden almaktadır. Bugün dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir kadın hareketi bu kadar büyük gelişmelere tanık olmamıştır. Bizlerin hem ideolojik yapısı, hem siyasi hem de askeri yapısı öyle bir sistem oluşturmuştur ki, bugün hiçbir güç bunu yok edemez.

Bu ideolojik ve siyasi açıdan böyle olduğu kadar askeri açıdan da bu şekildedir. Bundan dolayı kadınların neden dağa, gerillaya yöneldiğini iyi kavramak, anlamak gerekmektedir. Kadın ordulaşmasının neden bu kadar gerekli olduğunu kavrayabilmemiz için öncelikle onun hangi koşullar altında kendini var ettiğini bilmemiz gerekmektedir. Kadın ordulaşmasının temelleri 90’lı yıllarda atılmıştır. Bu temeller atılırken hiç kolay olmayan mücadeleler verilmektedir.

1990 yıllarında kadınların mücadeleye katılımları daha çok serhildanlar üzerinden gerçekleşmekteydi. Bu serhildanlara birçok kadın yoldaşımız öncülük yapmış ve şahadete ulaşmışlardır. 1992 savaşında Beritan (Gülnaz Karataş) arkadaşın eylemi gerçekleşiyor. Bu süreçte kadın kongresi gerçekleşiyor. Gerçekleşen bu kongrenin esas tartışma konusu kadın ordulaşmasıdır. Bu temelde adımlar atılıyor. Aslında kadın ordulaşmasının ilk adımları bu süreç içerisinde atılmaktadır.

En yoğun katılım Mardin ve Güneybatı Kürdistan alanındadır. Botan serhildanına öncülük eden Berivan arkadaşın şahadeti katılımlar üzerinde özellikle kadın katılımları üzerinde çok büyük bir etki yaratıyor ve katılımlar çok fazla yoğunlaşıyor. Direnişin sembolü haline gelen Berivan arkadaş bir gerçekliği ifade etmekteydi ve herkes bu gerçekliği sahiplenmek durumundaydı. Bu katılımlar toplum içerisinde de büyük yankılar yarattı. Din eksenli gelişen toplum kültürü ve aile yapısına karşı geliştirilmiş önemli bir eylem niteliği taşımaktaydı. Gerçekleşen bu kadın katılımları kendisiyle birlikte şu iki gerçekliği açığa çıkartmaktaydı.

1.)             Katılımlar genelde ulusal nitelik taşımaktaydı.

2.)             Katılımların diğer bir özelliği ise kadın kimliğini tanımak ve bu kimliği açığa çıkarmak ekseninde gelişmekteydi.

Kadının bu dönemdeki arayışları yalnızca ulusal nitellikte değildi. Tabiî ki ulusal nitellikleri olan bir katılımdı ama bunun yanında özgürlük arayışının çok yoğun olduğu katılımlardı. Öyle ki bu katılımlar sonrasında toplum bakış açısı da çok fazla değişmiş ve gelişmiştir. Örneğin Botan ve Cizre alanları askeri kanun ile katılımları kendisine yediremiyordu. Kürt halkı artık her şeyi göze alarak onuruna sahip çıkmaktaydı. Heval Berivan’ın şahadeti ile birlikte, halk artık düşmana, onun geliştirdiği sisteme karşı “ÊDÎ BES E” diyor. Bu gerçekler temelinde kadın katılımları daha fazla yoğunluk kazanıyor. Artık kadın birlikleri takım ve manga sistemine geçebiliyor ve bu esas üzerinden örgütlenebiliyor. Bu örgütlenme tarzı özellikle Güney sahasında bir sistem oluştururken, Kuzey alanları olan Amed, Dersim, Garzan ve birçok yerde bu örgütlenme kendisini oturtuyor. Kadınların katılım sayısı o kadar çok artıyor ki, artık kadın gücü her tarafa dağılıyor. O zamanki koşullar, bugün içinde bulunduğumuz koşullardan çok daha farklıdır. Koşullar daha zordur. Buna rağmen kadın arkadaşlar kendi örgütlü sistemlerini oluşturarak, eğitimlerini görüp pratik alanlarda görev yapmaya hazır hale geliyorlar.

Kadın katılımlarının yoğun olduğu ve ordulaşmanın temellerin atıldığı bu sürece damgasını vuran ise, efsane komutan Beritan (Gülnaz Karataş) yoldaştır. 1992 Güney savaşında gösterdiği direniş ile hem iç, hem dış tasfiyeciliğe karşı en büyük savaş gücü olmuş ve bu savaşı kazanmıştır.

Zaten T.C ordusu ve Peşmergelerin gerçekleştirdiği bu operasyonun amacı yalnızca gerillayı vurmak değildir. Onlar gerillayı içten tasfiye etmek ve doğru çizgide olan gerillaya darbe vurmak istemektedirler. Bir tarafta yoğun bir savaş yaşanırken diğer tarafta Ferhat’ın ihaneti yaşanmaktadır. Ferhat KDP ve YNK ile işbirliği yapmaktadır. Yani bir yandan büyük bir mücadele yaşanırken, bir yandan da Ferhat şahsında işbirlikçilik ve ihanet yaşanmaktadır. Ferhat şahsında yaşananlara karşı Beritan yoldaşın büyük bir mücadele ve çabası açığa çıkıyor. Bu da Ferhat’ın başarılı olmasını engelliyor ve bir kes daha kazanan örgüt çizgisinde savaşanlar oluyor.

Beritan arkadaş savaş içerisinde yeni olmasına rağmen bunu hiç önemsemeden savaşa atılıyor ve büyük bir savaşın yürütücüsü oluyor. Silahındaki mermi bittiği an, teslim olmamak için silahını parça parça yaparak uçurumlara yöneliyor. Kendisini uçurumlardan atmadan önce yanına yaklaşmaya çalışan bir peşmerge “ dur! Kendini atma biz sana hiçbir şey yapmayacağız. Seni öldürmeyeceğiz.” Der. Tüm bu söylenenlere kulağını kapatan Beritan yoldaş büyük bir direnişin sonucunda şahadete ulaşır.

Beritan yoldaş sadece şahadete ulaşan bir kadın yoldaşımız değildir, O aynı zamanda PKK içerisinde kendisini kanıtlamış ve ilke haline gelmiş bir çizgidir.

Önderliğimizde birçok çözümlemesinde şunu dile getirmiştir; “ ya sizlerde kendinize Beritan çizgisini esas alarak savaşacak, mücadele edeceksiniz ya da teslim olacaksınız.”

Beritan yoldaşın bu çizgisi hem PKK için hem de Kadın Özgürlük Hareketi için komutanlaşma ve ordulaşma çizgisidir. Beritan yoldaş kadın komutanlaşma çizgisinin öncüsüdür.

O yalnızca eylemiyle çizgi haline gelmemiştir. Beritan arkadaş peşmergeler tarafından şehitte düşürülseydi bir çizgi olacaktı. Çünkü yaşam tarzıyla zaten bir eylem gerçekleştirmiştir. Kadın ordulaşmasının öncü gücü olması sadece eylem gücünden ileri gelmemektedir.

Kadın ordulaşması ve komutanlaşması bu temel üzerinden kendisini şekillenmiştir. Eğer bugün kadın ordusu olarak dünya tarihinde bir ilk yaratmışsak bu Beritan yoldaşın büyük mücadelesinin eseridir. Bizlere miras kalan bu mücadele gerçekliğini sonsuzluğa kadar taşımak bizlerin en temel görevidir.