Kadın gerillalar toplumun öncüleridir

Besê Erzincan

 “Özgürlük” kelimesi insanın kendisini bilme, anlama mücadelesinde anahtar kavramlardan bir tanesidir. İnsanlık bu kelime etrafında yaşamını düzenlemeyi ahlaki bir ilke olarak kabul etmiştir. Özgür olmayan, değilse bile bunun için mücadele etmeyen insanların kendilerini bir varlık olarak tanımlamaları zordur.

Salt fiziki var oluş “insan olma” kavramına denk düşmez. Bireylerin kendilerini varlık olarak tanımlayabilmeleri toplumsal ve bireysel özgürlük olgularını iç içe yaşayabilmesi ile mümkün olabilmektedir.

 

İnsanın insan olması toplumsallaşması ile başlamıştır

 İnsanın insan olması toplumsallaşması ile başlamıştır. Bu toplumsallıkta her insanın bir değeri ve yeri vardır. Her insanın haklarına, varlığına saygı gösterilir. Her birey toplumuna sunduğu katkılar ve emeklerle değerine değer katar. Toplum ona saygı duyar ve kutsar. Doğal bir denge içinde yaşam sürdürülür. Doğadan kaynaklı felaketler, mevsimsel değişikliklerin yarattığı zorluklar, açlık, barınma, savunma, çocukların büyütülebilmesi vb. ancak ortak yaşamın geliştirilmesi ile baş edilebilecek zorluklar olarak ortaya çıkmaktadır.

Özgürlük; yaşamın doğal dengesinde sürdürülmesi olarak da tanımlanabilir. Yaşamın doğal dengesinin bozulması toplumun özgürlük değerlerinden uzaklaşması ile gelişmiştir. Toplumsallığın gelişimi ile birlikte oluşan “artık ürün” çevresinde buna sahip olmak isteyen bir erkek yaklaşımı gelişir. Şaman ve rahipler artık ürünlerin toplumdan, kadından alınması için çok uzun süreli bir mücadele yürütürler. Avcılık ile uğraşan ve toplumdan, kadından kopan erkek kesimi ile ittifak içinde toplumun değerlerine saldırıp ele geçirme operasyonları yaparlar.

Ana etrafında gelişmekte olan otorite önce sarsılır daha sonra artık ürünlerin ele geçirilmesi ile birlikte yıkılır. Yerine topluma ve kadına karşı tek yanlı erkek otoritesi yerleştirilir.  Toplum içinde adalet ve eşitlik getirme yerine anacıl otoritenin dağılması ile birlikte tahakküm ve baskı ile erkek egemen sistem gelişir. Özgürlük, toplumsallığın yıkılması, tek taraflı erkek otoritesinin gelişimi ile birlikte giderek gelişen, iktidar aygıtları içinde çiğnenip un ufak edilen bir olgu haline getirilmeye çalışılır. Tarihsel düzlem içinde erkeğin iktidar ve güç kazanması giderek toplumsal özgürlüklerin yitimi anlamına da gelmektedir. Kapitalist sistem ve gelişimi özünde kadının köleleştirilmesi halkasından tutarak kendini var eder, pekiştirir.

Kadın gerillalar özgür toplumun savunma gücüdür

Kürdistan’da gerillanın gelişim tarihi toplumun elinden çalınan özgürlük değerlerinin yeniden topluma verilmesi anlamına gelmektedir. Kölelik tarihini ters yüz eder. Önderliğimizin “prometehus tarzında ki savaşımı” gerillanın örgütlendirilmesi, eyleme kalkması gerçeği ile bire bir örtüşmektedir. Gerilla halktan çalınan tüm maddi ve manevi güçlerin, kaynakların yeniden topluma geri verilmesinin mücadelesini çok amansız bir biçimde yürütmektedir. Kadın gerillalar şahsında ise özgürlük tarihinin kalıcı, radikal kazanımları temelinde bir inşa gerçekleşiyor. Ancak gerilla da çok önemli esas stratejik nokta; günlük yaşamda da kapitalist modernist etkilerle mücadele etmek, sitemin yarattığı köle kadın tiplemesinden ve ilişkilerinden kurtulmaktır.

 Burada öncelikli olan gerilla yaşamının gereklerinin tam yerine getirilmesidir. Gerillalar Kendi timinde, takımında sevgi, saygı ve emeğe dayalı kolektif bir yaşamla, toplumsallık, özgürlük yeniden kazanılmaya başlanıyor. Kürdistan’da yeni bir özgür kadın ve erkek modelini gerillada geliştirerek, yani yaşamda yaratarak savaşı kazanıyoruz. Yaptığımız tüm eylemler sömürgeci faşist egemen zihniyetlere karşı yapılmış eylemlerdir. Ama öncelikle düşmanın yarattığı köle kişiliği yıkarak, yaşamda eşitliği esas alarak, düşmanın yarattığı zihniyeti paramparça ederek bunu başarabiliyoruz. Tüm gerillalar, kadın özgürlük çizgisi karşısında kendilerini yeniden yeniden ele alarak köklü ve radikal bir değişim ile örgütlemekte ve eylemlerinde başarı kazanmaktalar.

Apocu felsefe ile donatılmış gerilla başta yaşam karşısında, kadın özgürlük çizgisi karşında kendini ele alarak, çözümleyerek ilerleyebilir. Bizim eylem anlayışımızda sadece düşman darbelenmiyor, bununla birlikte yeni ve farklı özgür bir yaşamın temelleri atılıyor. Köle zihniyetlerle yapılan eylemlerin sonucunda kurulan yaşam yeniden kölelik üretir. Tahakküm, iktidar zihniyeti aşılmadan yapılan eylemler ezilenler açısından yol açıcı olmaz. Aksine köleliği inceltip derinleştirir. Böylece sistemin bir türevi olmaktan kurtulamazlar.

Savaş önce yaşamda kazanılmalıdır

Gerilla, kendini Önderlik gerçekliği temelinde yeniden ele aldıkça, sorguladıkça, yaşamı yeniden ve özgürce doğru temellerde yaratacaktır. Dolayısıyla savaş önce yaşamda kazanılmalıdır. Yaşamda büyük kazanmasını bilen militanlar eylemlerde de büyük sonuçlar alabilirler. Kendisini örgütleyemeyen, Önderlik çizgisi temelinde yeniden yaratamayan gerilla başarılı olamaz. Önderlik çizgisinde militanlaşan gerilla; yoldaşlık ilişkilerinde son derece sıcak, içten, fedakar,bilinçli, güç veren bir duruş içeresindedir.Yaşamda son derece, disiplinli, çalışkan ilkelidir. Her koşul altında kendisini bir biçimde eğitir. Pratik ve teorik gelişmeyi birlikte ele alır. Pratiği ve teoriyi iç içe yürütür. Birini diğerinden üstün tutmaz. Yaşamda her ayrıntıda emek harcama temelinde yürüyüşünü sağlamlaştırır.Yaşam içinde harcanan her emek toplumsallığımızın yeniden yaratılmasıdır. Zihinsel ve pratik alanlarda yaptığımız tüm toplumsal emekler büyük bir özgürleşmeyi ve yeniden dirilişi ifade eder. Bu temelde kadın gerillaların şahsında Kürt toplumu yeniden bir doğuş yapar ve “özgür kadın”, “özgür Kürt” burada çarpıcı bir şekilde gelişir.

Yani özgürlük gerillada, öncelikle düşmanın yarattığı yaşam tarzından kurtulma ile gerçekleşebilir. Kapitalist sistemin, ailenin, okulların bir bütün verili sistem yaşamının kendi şahsımızda sorgulanması ve her gerillanın önce kendisine karşı geliştirdiği bir özeleştiri ile kişiliğini yeniden yapılandırması gerekir. Verili sistem en çokta Kürt gençleri üzerinde oluşturduğu özel savaş yöntemleri ile genç kızları ve erkekleri iradesizleştirmekte ve hiçleştirmektedir. Kürt gençlerine reva görülen temel yaklaşım kendi halkına yabancılaştırma, kendisinden uzaklaştırma, yalnızlaştırma ve düşkünleştirme olmuştur.  Kürdistan’da genç kızlar için de çizilen yaşam çerçevesi daha kendini bile tanımadan bir erkeğin elinde esir haline getirilmesi, evlilik cenderesi altında öldürülmesidir. Özgürlük potansiyeli ve enerjisinin tamamen bitirilmesidir. Sistem köleleşmeyi en çok da kadınlar ve gençler üzerinden tüm topluma işlemek istemektedir. Çünkü özgürleşmeye en yatkın olanlar bu kesimlerdir.

Kürdistan gerillasının gelişimi ve büyümesi sonrası gençlik büyük bir özgürlük tutkusu ile katılımlarını yıllardan beri gerçekleştirmektedir. Gerilla aynı zamanda gençliğin yeniden irade, kendine güven kazanması ve özgür bir varlık olarak kendisini bulabilmesinin en temel yolu olmaktadır. Apocu felsefe ile yoğrulan gerilla toplumun özgürlük güneşleri olarak her tarafı aydınlatır. Tüm gerillalar etraflarını bir güneş misali ısıtırlar, aydınlatırlar. Gerilla özgürleşen toplum üzerinde bir güneş gibi doğar. Kadın gerillalar ise toplumu en fazla aydınlatan yol gösteren değerleri olarak insanlığım özgürleşme savaşımında yol gösteren kutup yıldızları gibi parıldarlar…