Zaferi görebilmenin mutluluğu

ARJİN AMED

zaferi-gormekBugünlerin heyecanı içimizde bambaşka. Yılların, mücadelemizin meyvesini alıyoruz. Çünkü Rojava devrimimiz ilmek ilmek kendisini örüyor. Sağlam adımlarla ilerliyor. Halkların mozaiğini oluşturmuş bir sistem Rojava’da yaşam buluyor. O yüzden heyecan dorukta. Meclislerin oluşması, yasalar ve bizim için anlamlı olan her komin, her meclisin pratikleşmesi yüreğimizi kabartıyor.

 

Hem de duygu yüklü olduğumuz böylesi bir dönemde. Dersimiz PKK tarihi ardından kadın tarihi… Yani mücadelemizi bugünlere getiren tarihimiz ve yaşam gerçeğimiz. Duyguluyuz çünkü bu tarih iç içe geçmiş birçok olayın yaşandığı bir tarihtir. Şahadet ve ihanet, direniş ve teslimiyetin bir arada yaşandığı bir tarih. Bu tarihin kazanımları ve acıları ile birlikte bugün Önderlik felsefesini ve sistemin canlı halini yaşıyoruz. Duygularımız kabaran taşkın bir ırmak gibi coştukça coşuyor.

Evet, demokratik konfederalizmin inşasında somut adımların yaşam bulduğu Rojava devrimi somutlaşan ve oluşan bir sistem olarak kendisini bu tarih sahnesinde var ediyor. Konfederalizm yaşam bütünlüğü ve mücadelesi damlaya damlaya bir göl oluşturuyor halkımızın yüreğine. Bu oluşum 40 yıllık mücadelemizin meyvesi, küçük bebeği. Şimdi o bebeğe bakmak hastalanmadan büyütmek, emek vermek, bir ananın şefkati ile korumak ve kucaklamak gerekir. Mücadelemiz artık ayakları üzerinde durma zamanına erişiyor. Elbette heyecanı da farklı oluyor.

Bugün küçük okulumuzdan koca bir dünyaya bakıyor ve geçmiş deneyimlerimizin ışığında kazanımlarımızın geldiği aşamayı yaşamanın sevincini paylaşıyoruz. Ortak duygular yaşıyoruz. Aynı hisler, ortak heyecanlar yaşıyoruz. Her birimizin gözlerinde ve yüreğinde aynı anlama kavuşurken ayrı ayrı tadıyoruz başarı meyvesini.

Başarı meyvesi ne kadar da hoş geliyor kulağa hele de böyle bir anda. Tarihin dehlizlerinde, direngi noktalarımız ve önümüze düşen ışık huzmelerinin maneviyat yoğunluğunu yaşadığımız bu zaman diliminde ne kadar hoş ve inanılmaz geliyor. Şimdi toprağa düşen o yiğit kadın ve erkeklere; kalkın bakın bu yaşam sizin eseriniz, sizin halkta vücut bulan mücadele gerçeğiniz diyoruz.

Şimdi gözlerimizin önüne Binevş Agal arkadaş, yine halkın içinde yine en önde yürüyor. Bu sefer zafere hem de kesin zafere yol alıyor. Tıpkı düşmanın üzerine yürürken ki gibi iddialı, kararlı ve cesaretli. Milyonlarla yürüyor, düşmana inat adım adım ilerliyor. Akıyor adeta ve aktıkça büyüyor. Bedenini ateş topuna çeviren Zekiye, Rewşen geliyor gözlerimizin önüne. Bedenleri yanan bir gerçeklik olarak düşmanı yakıyor. Halk onların yaşam aşklarına büyük bir yangınla cevap veriyor.

Bu yangın insanı kaçıran bir yangın değil, kendine çeken ve büyüten, gürleştiren, güçlendiren bir yangın. Şimdi her bir şehit arkadaşın yüreği, yüreğimizde atıyor. Sevinçleri sevinçlerimiz oluyor, halkın yüreğinde yeniden yaşam buluyor. Şimdi kadın meclislerimiz var. Kendini var eden, düşmana inat kendini sistemleştiren halk meclislerimiz var. Söz verip yeminler ediyorlar. Bu meclise sahip çıkmak, yeni sistemi korumak ve ellerine aldıkları mücadele bayrağını başarıyla yarına taşıma sözünü veriyorlar.

Tek bir kişiden milyonlara ulaşan bu miras Kürt halkı için dünyada ki tüm miraslardan daha değerli. Onun yerini hiçbir şey tutamaz. Konfederal sistem geliştikçe, özgür ve ahlaklı toplum gelişecek. Böylece bu mücadelede verilen bedeller karşılıksız kalmayacak. Evet heyecanlıyız hem de büyük bir heyecan ve bu bizi bazen acemi de yapıyor. Ama bu acemilikler tatlı acemilikler oluyor.

Coşkuluyuz, bu coşkumuz bazen taşkınca oluyor ama o da affedilir. Şehitler partisi olan PKK ve PAJK tarihin yakıcılığında, gelinen aşamada binlere varan şehit gerçekliği devrime daha güçlü sarılma duygusu ve sorumluluğu geliştiriyor. Bu tarih; oturup ağladığımız, dövünüp sızladığımız bir tarih değil. Gururlandığımız, onurlandığımız bir tarihtir. Bugüne dek gelen kadın tarihi dersimiz bizde ve okulumuzda geçmiş, bugün ve gelecek bütünlüğünü ortaya koyuyor. Geçmişte bedel veren, bugün ardılları olan mücadelemiz ve gelecekte korumamız gereken bir sistemimiz olacak. Bugün okulumuz küçük bir radyodan dinlediğim meclis ilanı Rojava’yı mekanımıza taşıdı. Tarihi canlandırdı. İçimizde büyük bir coşku ve heyecan var. Ama bir de acısı çok derin olan Önderliğimizin İmralı’da olduğu gerçekliği yüreğimizi yakıyor.

Bu halk Önderlikle bu başarılarını kutlayacak günlerin yakın olduğunu biliyor ve bunu hak ediyor. Artık Önderliğinden ayrı kalmayı kabullenemiyor. Bu başarılar Önderlik felsefesinin başarılarıdır. Bunun için de bu yaşam Önderliksiz olmaz diyoruz. Dışarıdaki karlı ve soğuk hava yaşanan bu gelişmeler ve oluşan tarih bilincimizle kampımızda sıcak bir havaya dönüşüyor. Bizi de içine alıyor. Gitmek istediğimiz, özlemini yaşadığımız ve mücadelesini verdiğimiz o anlara götürüyor. Biliyoruz başarı her zamandan, özgürlük her andan daha yakın.