İkinci kadın devriminin ayak sesleri

ÇİĞDEM DOĞU

Gerçekleştirmiş olduğumuz KJB kurultayı gerek kadın hareketinin gelmiş olduğu düzey gerekse içinden geçtiğimiz tarihsel süreç itibariyle büyük ve tarihi bir anlam ifade etmiştir. Kadın hareketinin içinde taşımış olduğu potansiyelin tarihin bu anında güçlü bir akışa geçmesi, Kürdistan

zemininden başlayarak Ortadoğu’yu sürüklemesi ve Ortadoğu’nun yeniden şekillenme aşamasında kendi demokratik ve özgür karakterini vererek şekillendirmesi çok önemlidir. Sıradan bir süreç ve sıradan bir kurultay gözüyle bakmak sığ ve yanıltıcı olacaktır. Zaten olağan değil, olağanüstü bir kurultay olarak gerçekleşti. Öyleyse olağanüstülüğünü nasıl değerlendirmek gerekir?

 

Her şeyden önce kadın özgürlük hareketimiz Saraların mücadelesiyle başlayan kırk yıllık bir birikim ve tecrübeye sahip bir harekettir. PKK’nin ilk grup aşaması, partileşme süreci, gerillalaşma hamlesi, İmralı sonrası stratejik değişim süreci ve sonrası tüm bu dönemlerde kadın, özgürlük mücadelesinde onurlu yerini almıştır. Kızlar grubundan kadın ordulaşmasına, YJWK’ye, YAJK’a, PJKK, PJA ve PAJK’a kadar her anı bir roman olabilecek bir tarihsel miras açığa çıktı. Son olarak 2005’e geldiğimizde Önderliğimiz gelişen kadın hareketinin örgütlendirilmesini, ideolojik, toplumsal, askeri ve gençlik alanlarında özgün örgütlenme, ancak tüm bu örgütlenmelerin de KJB çatısı altında bütünleştirilmesi, koordine edilmesi şeklinde formüle etti. Bu elbette ki anlaşılması gereken bir adımdı. Çünkü biz, 2005 yılına kadar toplumsal alanda örgütlülüğümüz olsa da, asıl olarak dağ merkezli örgütlenen bir güçtük. Önderliğimizin ve kadın hareketimizin dağda, gerilla mücadelesinde yarattığı değerler toplumsal alana yansısa da ağırlıklı dağla sınırlı kalıyordu.

İşte varolan bu enerjiyi, potansiyeli daha da toplumsallaştırmak, toplumsal alandaki kadını kadın kurtuluş ideolojisiyle daha güçlü buluşturmak ve yine bunun örgütlülüğünü, öz savunmasını ve diğer boyutlarını toplumda daha yaygın bir şekilde yaşamsallaştırmak önemli bir görev haline gelmiştir. İşte KJB çatısı altında böyle bir örgütlenme dönemini yaşadık. Aslında KJB kadının yaşam ve yönetim sistemine geçişinin bir ara halkası oldu. KJB çatısı altında YJA, YJA STAR, PAJK ve Genç Kadın örgütlülükleri geliştirildi. Her bileşen kendi alanında çalışmalar yürüterek KJB havuzunda birleştirmeye çalıştı.

9 yıllık çalışmaların ardından örgütlülüğümüz yeni bir düzeye ulaştı. Bu süreçte kadın hareketi daha da toplumsallaştı. Kendini alanlarda daha da örgütledi. Meşru savunma, ideolojik alanlarda yetkin bir düzeye ulaştı. KJB bir nevi kadın sistemine hazırlık süreci olarak da ifade edilebilir.

İşte KJB 7. Kurultayı’nda esas kararlaştırılan boyut da bu olmuştur. Yani inşayı esas alacak ve toplumsal sistem olarak örgütlenecektir. Öncü örgütleri olan PAJK, meşru savunma güçleri, genç kadın örgütlülüğü ve yine toplumsal alanda komünlerden başlayarak kent meclisleri, bölge meclisleri ve alan çatı örgütleri ile kendi kadın sistemini inşayı esas alacaktır. Yine meclislerin içinde oluşturulacak sosyal, siyasal, komünal ekonomi, eğitim, basın, Kürt dili ve edebiyatı, öz savunma, diplomasi, kültür-sanat, ekoloji, yerel örgütlenmeler gibi toplumdaki kadının yaşamsal ihtiyaçlarına cevap vermek üzere komitelerle kendini örgütleyecektir.

Dikkat edilirse tüm bu başlıklar erkek egemenlikli sistemin kadını cendere altına aldığı, kadın sömürüsünde kullandığı esas boyutlardır. İşte bu konularda atılacak sağlam adımlar kadını erkek egemenlikli işgalden ve sömürüden kurtaracak temel adımlar karakterindedir. Tamamen alternatiftir.

Bu oluşturulacak örgütlenmeler ve bu örgütlenmeler üzerinden yürütülecek demokratik siyaset hem kadın özgürlüğü hem de toplumun özgürlüğünde çok önemli rol oynayacaktır. Yine kadının toplumda yaşadığı çeşitli adaletsizlik ve haksızlıklara karşı kadın adalet örgütlerinin oluşturulması, yerinde ve zamanında bu tip olayların da çözüme kavuşturulması da kurultayımızın ulaştığı önemli sonuçlardan olmuştur.

Önderliğimiz kadın hareketinin gelinen düzeyde bir tıkanmayı yaşadığını belirterek yeni perspektifini vermişti. İşte yıllardır verilen kadın özgürlük mücadelesinin, enerjisinin bir kadın sistemini yaratarak, bu enerjiyi toplumsal alana daha güçlü yönlendirerek bütünleşmeyi sağlatmak tıkanmayı aştıracak temel bir boyuttur. Biz kadın hareketinin yeniden yapılanmasını, KJB’den YJA’ya geçişi bir de bu boyutu ile ele alabiliriz.

Diğer temel bir boyut da Kürdistan’da ve Ortadoğu’da yaşanan tarihsel süreç ve bu sürece güçlü ve ihtiyaca cevap veren örgütlülükle, siyaseten cevap verme zorunluluğudur. Tarihin bu dönemecinde böyle bir kararlaşmaya gitmek, kadın hareketinin Ortadoğu’nun, Kürdistan’ın ve çözüm sürecinin yeniden inşasında temel bir özne olarak yer alması, iradesi, örgütlülük ve mücadelesi ile her alanda açığa çıkarak belirleyici bir konuma oluşmasıdır. Bu kurultayımızı bir de bu yönüyle anlamlandırabilmek çok önemlidir. Biçimsel, olağan bir düzeyle ele alamayız. Böyle ele alırsak bu sürece doğru ve yeterli cevabı verme konusunda çok yetersiz kalırız. Yine Önderliğimizin eleştirdiği tıkanma boyutunu aşamayız.

O nedenle kadın hareketinin değişim süreçlerini çok iyi anlamlandırabilmeli ve hangi süreçlere nasıl bir örgütlülük, nasıl bir politika ve nasıl bir öz savunmayla, en önemlisi de nasıl bir kişilikle cevap vermemiz gerektiğini kavrayabilmeliyiz.

Kurultayımız Paris’te katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez arkadaşların şahsında tüm katledilen kadınların anısına adanmıştır. Kurultayımızın sloganı da “Kadın Saraların mücadelesiyle demokratik konfederalizmi inşa ediyor” biçiminde belirlenmiştir. Aslında belirlenen slogandan yola çıkarak da kurultayı kavrayabilmek de mümkün. Saraların kırk yıllık mücadelesi, tüm bu mücadele süreçlerinde açığa çıkan kahraman kadın kimlikleri, öncülüğü, büyük özgürlük aşkını, idealini, bunun yılmaz mücadele azmini, kadın sevgisini, dağ örgütlülüğünü açığa çıkardı. Binlerce şehidimizin anısına cevap olmak, erkek egemenlikli sistemin taciz, tecavüz, şiddet, yoksulluk, intihar ve benzeri çirkinlikleriyle anı anına karşı karşıya yaşayan milyarlarca kadının, çocukların intikamını almak ve bu temelde özgür bir yaşam inşa etmek boynumuzun borcudur.

Demokratik ulus, demokratik özerklik ve demokratik konfederalizmi kadın rengiyle inşa etmek, zaferi kadın rengiyle örmek, yaşamı doğru ve anlamlı kılarak yaşamak en onurlu olanıdır.  YJA kadın sistemini inşa ederek onurun ve ahlakın anası olma ve Ortadoğu’da ikinci bir kadın devrimini gerçekleştirme yolunda ilerliyor.