PKK Kürt Halkının Yaşam Özüdür

Peyman Bagok

pkk kadinPKK’nin 34. Kuruluş yıldönümüne giriyoruz. 34. Kuruluş yıldönümünü her zamankinden daha güçlü ve hazırlıklı bir biçimde karşılıyoruz. Kürt halkının ve Kürt kadının

bugün yakalamış olduğu düzeyle de bunu çok rahat bir biçimde görebiliyoruz.

 

Türk devleti “Kürt halkının üstünü betonladık, artık bir daha dirilemez, bu da bir isyan, diğerleri gibi bastırılacak” demekteydi. Fakat PKK’nin kuruluşu ve gelişimi Türk devletini bu yönlü boşa çıkardı. Haki yoldaşın şahadetiyle Önderliğimiz büyük bir çıkış yaptı, anısına PKK kuruldu. PKK kurulmadan önce Kürt halkının ve kadının konumu farklıydı, PKK kurulduktan sonra farklıydı. PKK ile Kürt halkı ve kadını bilinçlendi, örgütlendi ve kendisini yeniden yarattı. Kürdistan’ın her dört parçasında örgütlendi, bilinç oluşturdu. PKK’den önce Kürt halkı baş aşağıya gidişi yaşıyordu. PKK’nin kuruluşuyla birlikte Kürt halkının bu konumu tamamen değişti. PKK ile Kürt halkı varlığını, kimliğini ve kültürünü daha fazla sahiplenir oldu. Bu da tabii ki Önderliğimiz ve şehitlerimizin emek, çabaları sayesinde oldu. Kürt halkı PKK’den önce Kürt olduğunu böyle söyleyemiyordu. Fakat PKK Kürt halkına cesaret, güven ve irade verdi. Kürt halkı PKK ile daha iradeli, daha örgütlü bir yapı kazandı.

 

Kuşkusuz PKK’den önce de birçok Kürt isyanı oldu. Kürt halkının asimilasyona, soykırıma karşı bir mücadelesi, isyanı vardı. Fakat bunlar çok örgütlü ve güçlü bir ideolojik yapılanmaya sahip olamadıkları için çabuk bastırıldılar. Mücadeleleri etkisiz hale getirildi. Özgürlük hareketimiz PKK ise güçlü bir ideolojik yapıya kendisini kavuşturup halkın içinden çıkan, örgütlenen bir hareket oldu. O yüzden Kürt halkı sonuna kadar güven duydu, PKK militanlarının yaşam duruşu ve halkla ilişkileri, davalarına olan bağlılıkları halkta başaracaklarına dair bir inanç oluşturdu. Önderliğimizin öncülüğünde gelişen PKK hareketi, Kürt halkına müthiş bir güç verdi. PKK’nin Kürdün asıl özünün olduğunu söylemek çok yanlış bir tespit değildir. Bir de PKK gerçekten tarihten dersler çıkartan bir harekettir. Tarihte yaşanan hataları ve yanlışları tekrarlamayan, yenilikçi bir harekettir. PKK, Kürt toplumunu siyasal, kültürel ve birçok açıdan etkilemiştir. Sürekli Kürt halkının öncüsüz, örgütsüz bir halk olduğu söyleniyordu. Fakat PKK ile birlikte Kürt halkı öncüye, örgüte kavuştu. PKK ile Kürt halkının boyun eğmeyen, teslim olmayan, işbirlikçileşmeyen bir gerçekliğe sahip olduğu ortaya çıktı. PKK Kürtlerin onurlu duruşudur.

Kürt halkı onurunu ve varlığını korumak için bugün büyük bir cesaretle, fedakârlıkla direniyor. Kürt halkı bugün Önderliğimizin, gürlüğünü kendi özgürlüğü olarak gördüğü için ayaktadır, direniyor. Anadiliyle eğitim görebilmek, konuşabilmek için büyük bir direniş gerekiyor. Kürt halkı bugün bu direnişi de yürütüyor.

Kürt Kadını Onurunu, Özgürlüğünü PKK’de Buldu

PKK’nin doğuşu Kürt kadınının da gelişimini etkilemiştir. PKK’nin çıkışından önce Kürt halkı hangi pozisyon ve konumdaysa Kürt kadını da aynı pozisyon ve konumdaydı. Neolitik dönemde toplumsallığı geliştiren kadındı. Toplum kadının öz değerleri etrafında şekilleniyordu. Fakat hiyerarşik sistemin gelişmesi, ataerkil düzenin hüküm sürmesiyle birlikte kadının toplumda içine girmiş olduğu konum kölelik konumu oldu. Toplumun ahlak ve kültürel değerlerinin oluşumunda başat rol oynayan kadın, geri plana itilip toplum erkek egemen sistemle yozlaştırılmaya çalıştırıldı. Adalet ve eşitlik kavramları tamamen biçim değiştirdi, yok oluşa getirildi. Kürt kadını diğer Kürt isyanlarında da rol oynadı. Egemenlikli sisteme asla boyun eğmedi, Beseler, Zarifeler, Leyla Qasımlar bunların en bariz örnekleridirler. Kürt kadını bu isyancı özü hep taşıdı. Nasıl ki iktidarcı ve egemenlikli sisteme teslim olmamak için Kürt halkı dağlara çekilip varlığını ve kültürünü, dilini koruma mücadelesi yürüttüyse bu kadın gerçekliği açısından da söz konusu bir durum olmuştur. Kürt kadını da onurunu, özgürlüğünü PKK’de buldu. Yüzlerce, binlerce Kürt kadını dağları kendilerine bir kale olarak gördü, kültürünü ve dilini dağlarda korudu. PKK’nin doğuşu ve çıkışı Kürt kadınında da büyük değişimlere, gelişmelere yol açtı. Önderliğimiz de özgür bir toplumun yaratılmasında kadının öncülük misyonuna, katılımına önemle vurgu yapıyor. Kadının öncülük etmediği, kadın özgürlüğünü esas almayan bir halk mücadelesinin başarılı olamayacağını söyledi. Bu temelde PKK’yi bir kadın partisi haline getirdi. PKK’nin ideolojik ilkelerini ve ölçülerini kadının özgürlük ilke ve ölçülerine dayandırdı. Çünkü kadın özgürleşmedikçe toplumun da özgürleşmeyeceğinin bilincindeydi ve PKK hareketini de kadın öncülüklü bir hareket olarak örgütledi. Bugün bizler de, PKK’li kadınlar olarak yıllardır bir özgürlük mücadelesi yürütüyoruz. Özgürlük inancımız doğrultusunda kendimizi örgütlüyor ve yaşam felsefemizi, doğrultumuzu tüm dünya kadınlarına ulaştırmak istiyoruz. Bu temelde de örgütlenmemizi yaygınlaştırmaya çalışıyoruz.

Kadının PKK içerisinde yakalamış olduğu düzey, tüm dünya kadınlarına örnek teşkil edecek bir düzeydir. Kürt kadının PKK içerisindeki öncülük düzeyi mücadeleye hep kazandırmıştır. Bugün de bunun örnekleri yaşanmaktadır. Devrimci halk savaşı hamlemize kadın gerilla yapısı olarak, YJA Star militanları olarak fedai bir tarzda katılım sergiledik. Önderliğimizin bizlere biçmiş olduğu rol ve misyon temelinde özgürlük mücadelemizi sahipleniyoruz. Özgürlük mücadelemizin kesin başarısı için büyük bir cesaret ve fedakârlıkla mücadelenin tüm sahalarına katılıyoruz. Bu sahaların en çetin olanı da askeri sahadır. YJA Star kadın ordusu olarak bu sahada da aktif bir katılım içerisindeyiz. PKK gerçekliği içerisinde kendini bulan kadın, teslimiyeti kendisine asla kabul etmemektir. Düşmanımızın teslimiyet dayatmalarına karşı kendisini uçurumlardan attı. Bedenine bombalar sararak kendisini düşmanda patlattı. 2012 baharından bu yana genel devrimci hamlemizle birlikte kadın ordusu olarak bizler de güçlü bir katılım içerisinde olduk. Önderliğimizin yaşam felsefesi ve ideolojisiyle bilinçlenen ve örgütlenen kadınlar olarak, hareketimize ve halkımıza yönelik topyekûn imhanın, tasfiye planlarının ve komplolarının devrede olduğu süreçlerde güçlü çıkışlar yaptık. Teslimiyet ve ihanet dayatmalarına karşı 1992 Güney savaşında Beritan yoldaşımız (Gülnaz Karataş) kendisini uçurumlardan attı. Yine 1996 yılında Önderliğimize yönelik komplonun başladığı ve devrede olduğu süreçte Zilan yoldaşımız fedai eylem gerçekleştirerek, sürece ve mücadeleye ivme kazandırdı. Yine ’99 sürecinde de birçok kadın yoldaşımız Önderliğimiz ve halkımız üzerindeki imha konseptini, komplosunu boşa çıkartmak için fedai eylemler gerçekleştirdi, bedenlerini ateşe verdi. Kürt kadınının bu onurlu direnişi ve mücadelesi, genel mücadelemizin gidişatını da etkilemiştir. Biz de bu yoldaşlarımızın ardılları olarak, onların mücadelesini daima yükselteceğiz ve üzerimize düşen rol ve misyon neyse onu yerine getireceğiz. Önderliğimiz, Kürt kadınları ve halkının özgürlüğü için her türlü fedakârlığı göstereceğiz.

PKK Militanları Her Zaman Başarıyı Yakalamıştır

34 yıldır aralıksız ve büyük bedellerle bir özgürlük mücadelesi yürütüyoruz. Bu uğurda binlerce şehit verdik. Her biri bir devrim yaratacak nitelikte yoldaşlar yitirdik. Önderliğimiz de “Eğer özgürlük kolay olsaydı, Ronahi ve Berivanlar bedenlerini ateşe vermezdi” dedi. Bizler de bu bilinçle hareket ediyoruz. Özgürlük hareketimiz 34 yıllık mücadelesi boyunca birçok kritik aşamadan geçti. Fakat özgürlük değerlerine bağlanmış ve kendisini bir halkın özgürlüğüne adayan PKK militan yapısı, daima bu süreçlerde başarıyla çıkmayı bilmiştir. İnancın yapamayacağı ve başaramayacağı hiçbir şey yoktur. Bizim de inancımız büyük, davamızın haklılığına sonuna kadar inanıyoruz. Mücadele etmek için ve mücadelemizi daha da yükseltmek için birçok haklı gerekçemiz var. Bugün yeni bir stratejik aşamaya girmiş bulunuyoruz, bu aşamayı 4. Stratejik mücadele süreci olarak ifade ediyoruz. Bu temelde başlatmış olduğumuz devrimci halk savaşı hamlemiz de var. Bu hamleyle Önderliğimizin ve halkımızın özgürlüğünü kesinleştirmeyi hedefliyoruz. Bundan sonra bir çözüm olacaksa da bu çözümü mücadelemizle yaratacağız. HPG ve YJA Star gerillalarımız bu hamlede önemli bir rol oynadılar. Türk devleti mücadelemizin yükseldiği dönemlerde, mücadelemizi aşağılara çekmek ve etkisiz hale getirmek için elinden gelen çabayı gösterdi. Fakat bu çabalarında daima başarısız kaldı. Şu an askeri inisiyatifin gerillalarımız elinde olduğunu söyleyebiliriz. AKP hükümeti zaman zaman gücümüzün kalmadığını, büyük eylem yapamayacağımız yönünde açıklamalarda bulundu. Fakat PKK militanlarının kararlılığı, başarı iddiası Türk devletine ve ordusuna söylediklerinin aksini göstermiştir. Jin yoldaşımızın Rindikê karakoluna yönelirken göstermiş olduğu fedai duruşu Erdoğan bile –çarpıtarak da olsa- itiraf etti. AKP hükümeti ve iktidarı katılımların önünü almak ve mücadelemizi zayıflatmak için denenmedik yöntem bırakmadı. Fakat devrimci halk savaşı hamlemizin gelişmesiyle birlikte Kürt genç kızları ve erkekleri daha çok gerilla saflarımıza akın etti. Çünkü onlar özgürlüğe susamış bir halkın çocuklarıdırlar. Kendi özgürlüklerinin peşine düşüyorlar. Özgürlüklerini ve kendilerini PKK’de buluyorlar, o yüzden de PKK saflarına akın ediyorlar. Şimdi katılımlar binlerin üzerindedir.

Özgürlük Mücadelemiz Daha Da Yükselecektir

Özgürlük mücadelemiz bugün çok kritik bir aşamaya gelmiş bulunuyor. Buradan Kürt halkına ve kadınlarına da bir çağrıda bulunmak istiyorum. Zindanda olsun, dağlarda olsun, yurtdışında olsun halkımız ve örgüt militanları büyük bir direniş içerisindedir. AKP’nin geçen kış yapmış olduğu hain saldırılara karşı, bu bahar döneminden beri yoğun bir direniş gerçekleşmektedir. Bu direniş içerisinde çok değerli yoldaşlarımız şehit düştü. Bu kahraman şehitlerimizin anılarını yaşatmak, biz YJA Star gerillalarının en temel sorumluğudur. Bu sorumluluklar yerine getirilirse PKK 34. Kuruluş yıldönümünde bir kez daha zaferi yakalayacaktır, bizler kesinlikle bunun bilincindeyiz. Yine 12 Eylül faşist rejimine karşı nasıl ki Amed zindanı Mazlum, Kemal, Hayri, Akif, Ali Çiçek ve diğer yoldaşlarımızın direnişiyle bir direniş kalesi haline getirildiyse, bugün de zindanlar özgürlük çığlıklarının yükseldiği kaleler haline gelmiş durumdadır. PKK militan gerçekliği tutsaklığın adını, anlamını kendi mücadele duruşuyla değiştirmekte ve bulundukları tüm alanları özgürlük alanları, özgürlük çığlıklarının yükseldiği alanlar haline getirmektedir. Cezaevlerindeki yoldaşlarımız hiçbir cefakârlıktan kaçmadan, direnişlerinin kırılmasına izin vermeden, çok görkemli bir direniş sergilediler. Önderliğimiz; “dışarıdakilerin yapacağı eylemliliği, direnişi cezaevlerindeki arkadaşlarımız yapıyor” demiştir. Bu da biz kadrolara ve halkımıza düşen sorumlulukları bir kere daha hatırlatmaktadır. Halkımızın tüm Kürdistan’da hatta Kürtlerin bulunduğu her yerde direnişi daha da yükselterek T.C devletini ve ona bağlı tüm kurum, kuruluşları felç etmesi gerekmektedir. Serhildanlar en etkili biçimde devam ettirilmeli, devlete bu noktada nefes aldırılmamalıdır. Bununla birlikte gerillaya aktif katılımların gerçekleştirilmesi sağlanmalıdır. Kürt gençleri kendi halkına silah sıkmayı emreden bir sisteme boyun eğerek ona muhtaç kalmamalıdır. Bu eylemliliklere öncülük edecek olan güç ise Kürt kadınları ve gençleridir. Kürt halkının özgürlüğe ulaşması ancak aktif direnişle mümkündür. Bu temelde 34. Kuruluş yıldönümümüzün Önderliğimize, halkımıza ve tüm dünya kadınlarına, ezilen tüm halklara özgürlük getireceği inancıyla mücadelemizi daha da yükselteceğiz. Bu temelde özgürlük mücadelesi yürüten herkese, tüm örgüt militanlarına ve halkımıza başarılar diliyorum.