Özgür Kadınla Demokratik Ulusa

Röportaj

YJA’nın bir süredir başlattığı “Özgür Kadınla Demokratik Ulusa” kampanyasının amaçlarını, kampanyanın içeriğini, bu kampanyada kadınların oynayacağı rolü ve demokratik ulusun ne anlam ifade ettiğini YJA Koordinasyonu

Ayten Dersim’e sorduk. Kampanya çerçevesinde yapmış olduğumuz röportajı sizlerle paylaşıyoruz.

 

 

Star

Star: Başlattığınız “Özgür Kadınla Demokratik Ulusa” kampanyasının amacı nedir?

 “Özgür Kadınla Demokratik Ulusa” şiarı temelinde örgütlendirdiğimiz kampanyamız, demokratik ulus perspektifini yaşamsallaştırma temelinde toplumsal alanda kadın özgürlük mücadelesini büyütmeyi amaçlamaktadır. Bu temelde devletçi, iktidarcı, cinsiyetçi zihniyet ve yapılanmalara karşı mücadeleyi radikalleştirme ve örgütlü mücadeleyi her alana yaymayı esas alacaktır. Kadınları özgürlük ilkeleriyle yeniden güçlü buluşturarak, demokratik çözüm hamlesinde özgücünü ve iradi duruşunu ortaya koyacak bir mücadele süreci olacaktır. Kadın, öz bilinç, öz irade ve öz örgütlülük temelinde demokratik toplum yapılanmasını geliştirecektir. Bu, kadın toplumsallığı açısından temel bir ihtiyaç, aynı zamanda bir toplumsal gereklilik olmaktadır. Kampanya çalışmamız bu ihtiyaç ve gerekliliğe cevap olacak temelde, dört parça Kürdistan ve örgütlü bulunduğumuz tüm alanlarda sistem inşasını demokratik ulus bilinci ve öz yönetim ilkesinin yaşamsallaştırılması temelinde yoğun bir biçimde yürütülecektir.

Demokratik ulusun ana unsurlarından olan kadın, özgür kimlik gelişimi temelinde demokratik ulusu yaşamsallaştıracaktır. Kadının özgürlük düzeyi toplumun özgürlük düzeyi ile bağlantılı olduğundan toplumun demokratik dönüşümü ve yapılanması kadının demokratik katılımı ile bağlantılıdır. Siyasal anlamda gelişmeler yaşasak da özgür kişilik, özgür toplum gelişimi sağlanmazsa, demokratik bir toplum yapılanması kalıcı temelde gelişemez. Bu nedenle toplumun özgürlüğü açısından radikal ve değişim-dönüşümü ele alan bir örgütlenme, mücadele esastır. Özgür kadın, özgür toplum perspektifi temelinde toplumsal cinsiyetçilikle radikal bir mücadele içinde olmak, alternatif zihniyet ve yapılanmaları geliştirmek, demokratik ulusu yaşamsallaştırmaktır. Kampanyamız bu anlamda bir inşa süreci olarak, kadının demokratik toplum yapılanmasına ivme kazandıracaktır.

 

Star: Neden “Özgür Kadınla Demokratik Ulusa” şiarını seçtiniz?

Yaşamın, düşüncenin ve sistemlerin demokratik modernite güçlerinin özgürlük ruhu temelinde kendini yeniden yapılandırdığı bir zamanı yaşamaktayız. Toplumsallığın demokratik inşası dediğimiz bu paradigmasal değişim sürecinin ruhu kendiliğindenci değil devrimci inisiyatif ve iradi duruş temelindedir. Yani ezilenlerin amansız ideolojik ve siyasi mücadelesini gerektirmektedir. Bu yöntemsel olarak radikal demokrasi mücadeleciliği olmaktadır. Sistemsel değişim zamanları büyük kaos süreçleridir ve bu kaosa kim iradi müdahale geliştirirse o başaracaktır. İktidar güçlerinin bu temelde sürece yaklaşımı mevcut sistemleri restore etme ve sistemi yeniden üretme temelindedir. Buna karşın demokratik modernite güçleri kendi sistem inşalarını devrimci değişim ve dönüşümler temelinde gerçekleştirdikçe başaracaktır. Karşı karşıya olduğumuz risk; değişim ve inşanın ideolojik-felsefik olarak liberalize edilmek istenmesidir. Bunun somut karşılığı da kapitalist moderniteyi aşamama ve ona eklemlenme olacaktır. Demokratik modernite güçlerinin içinde temel tarihsel çelişkiyi temsil eden kadın demokratik sistem inşa sürecine ne kadar iradi müdahale ile katılır ve sistem kuruluşu inisiyatifini sağlarsa kapitalist modernite de bir o kadar aşılır.

Bu anlamda “Özgür Kadınla Demokratik Ulusa” kampanyamız dönemsel ve bir sorunu gündemleştirmeye dayalı bir kampanya olmaktan ziyade sistem çatışmasını alternatif sistem oluşumu ile ortaya koyan paradigmasal ölçekte bir kampanya olmaktadır. Kadın sistem değişimlerine kendi sistem kuruluşunu sağlayarak müdahale etmediği ve oluşan sistemleri kadın özgürlükçü temelli yapılandırmadığı takdirde kaybedecektir. Önderlik paradigmasının temel boyutlarından biri olan demokratik ulus sistemi bir kadın sistemidir. Ulus devlet sistemi ve onun ruhu egemen erkek iktidarı kadın tarafından ideolojik siyasi ve örgütsel olarak radikal mücadele temelinde aşılabilir. Aksi takdirde ulus erkek temelli devam edecektir. Kampanyamız bu temelde tarihsel toplumun yeniden oluşumudur. Tarih artık ilk ve son sömürge olan kadın ulusunun Kürdistan topraklarında gerçekleştireceği yeniden doğuşa göre şekillenecektir.

Demokratik ulusu sahiplenmesi gereken kadındır

Ulus devlet sistemi egemen erkek sistemi, demokratik ulus sistemi de kadın sistemi olmaktadır. Kadının erkek egemenliği karşısında kendi öz-iradesini, öz-örgütlülüğünü ve bilincini kazanması aynı zamanda toplumun öz bilinç, öz irade ve öz örgütlülük kazanması demektir. Bu da çok önemli bir özgürlük düzeyi demektir. Bu anlamda “Özgür Kadınla Demokratik Ulusa” şiarımız demokratik toplum yapılanmasının özüne ve ruhuna uygun bir biçimde gelişmiştir. Bu bağlamda demokratik ulus perspektifi temelinde gelişen tüm çalışmaları en fazla sahiplenmesi gereken kadındır. Tüm kadınlar demokratik ulus perspektifi temelinde kendi farklılığını, özgünlüğünü bilince - çıkararak, bunu ifadeye kavuşturabilmeli ve bu temelde örgütlülüğünü geliştirerek özgür yaşam gücü haline gelebilmelidir. Ulus devlet sistemi kadın şahsında toplum kırımını geliştirirken, demokratik ulus sistemi de kadın şahsında toplumun tekrardan ahlaki ve politik olarak yenilenmesi, özgür yaşam gücüne kavuşması demektir. Ulus devlet sistemi kadın şahsında toplumun hakikatini gizleyerek, tek hakikat olarak egemenlerin hakikatini öne sürerken, demokratik ulus sistemi kadın şahsında toplum hakikatinin görünür kılınması ve yaşam bulmasıdır.

 

Star: Bu kampanyayı nasıl örgütlemeyi düşünüyorsunuz, kampanyanın örgütlemesinde kadına düşen rol nelerdir?

Kampanyamızı dört alan üzerinde örgütleyip, pratikleştireceğiz. Bu alanlar eğitim, örgütlenme, eylemsellik ve propaganda-ajitasyon olmaktadır.

Eğitim, bu kampanyamızın sağlıklı ve başarılı geliştirilmesi açısından en temel ayak olmaktadır. ‘Demokratik ulus nedir?’ sorusu temelinde demokratik ulus bilinci edinme çalışmalarına ağırlık vereceğiz. Kadının düşüncesi, ruhu ve bedeni üzerindeki her türlü baskıyı, yanlış ve yanılgılı şekillenmeyi ancak demokratik ulus perspektifi temelinde gelişen bir eğitim anlayışı ve örgütlenmesi ile aşabiliriz. Demokratik algı ve ruh kazanılmadan hiçbir çalışmamız toplumsallaşamaz. Gerek komün, gerek meclis gerekse de akademi ya da kooperatifler olsun, geliştireceğimiz tüm yapılanmaların toplumsal anlamda bir kimlik kazanması ancak demokratik ulus bilinci ve örgütlenmesi ile mümkündür. Bu anlamda kampanyamız ilk başta demokratik ulus bilincini geliştirmeyi esas alacaktır. Bu temelde yaygın bir eğitim çalışması ile çalıştay, konferans, seminer, panel başta olmak üzere, demokratik ulus ve boyutlarının ele alındığı, tartışıldığı çalışmaları her alanımızda güçlü örgütleyeceğiz. Demokratik ulus inşasında öncelikli olan yeni bireyi, yeni toplumu geliştirecek düşünce ve duruşu özgürlük temelinde şekillendirmektir. Tüm eğitim çalışmalarımız buna hizmet temelinde gelişecektir.

 

Şiddet evlerinden özgür mekanlara

İkinci ayak örgütlenmedir. Kampanyamız tüm alanlarda inşa çalışmalarını esas aldığından, başta komün ve meclis olmak üzere, akademi, kooperatif örgütlenmeleri yaygın bir şekilde örgütlenecek. ‘Komünsüz kadın kalmamalı’ perspektifi temelinde tüm alanlarımızda kadın komün ve meclislerini geliştirmeyi esas alacağız. Siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel, ideolojik her alanda kapsamlı örgütlenmelere gideceğiz. Kadınlar olarak tüm alanlarda yeni forma ve işlevselliğe kavuşan örgütlenme tarzı içinde olarak, demokratik toplum yapılanmasını güçlendireceğiz. Birçok yerde meclisler oluşturmuşuz ancak bu meclislerimiz yeterince işlevselliğe sahip değildir, çünkü güçlü bir yapısallığa kavuşmamıştır. Demokratik ulusun sekiz boyutu temelinde örgütlenme çalışmalarına ağırlık verileceğiz.

 Kampanyamız, ‘her eylem bir inşa’ şiarıyla tüm alanlarda eylemselliği güçlü geliştirmenin örgütlülüğünü geliştirecektir. Kadınlar ulus-devletin - toplumsal cinsiyetçiliğin yol açtığı baskı, sömürü ve şiddete karşı her alanda radikal tutum içinde, ortak eylemlilikler geliştirecektir. “Şiddet evlerinden özgür mekanlara” çağrısı ile yaşamı özgürlük lehine değiştirmek isteyen kadınlar için alternatifler de ortaya koyacağız. Her alanımız pilot bölgeler oluşturarak, bu bölgeleri kadın özgürlük alanları haline getirecektir. Hem Kürt kadınları, hem farklı etnik kökene sahip kadınlar, devrimci, demokrat, feminist kadınlarla bu alanlarda güçlü buluşmaları sağlayacağız. Farklılıkları, özgünlüklerin buluştuğu böylesi ortam ve etkinlikler demokratik ulus ruhunu ve özünü kadın şahsında açığa çıkartacaktır. Bu kadın özgürlük alanları kadınların kendi sorunlarını tartıştığı aynı zamanda çözüme kavuşturduğu alanlar olacaktır. Kampanya süresi boyunca gelişecek eylemsellikler hem ortaklaşmayı geliştirecek hem de ulus devlet yapılanmalardan hesap soran ve tavır koyan bir tarzda geliştirilecektir. Birçok zaman demokratik talepleri aşmayan eylem tarzımız kendisiyle değişim ve dönüşüm anlamında ciddi bir iradeyi, örgütlülüğü geliştirememektedir. Devletçi, iktidarcı ve cinsiyetçi zihniyet ve yapılanmalardan hesap sormanın radikal tutumu ile güçlü bir örgütlülük temelinde yaygın bir eylemselliği de kampanya süresi boyunca geliştireceğiz.