RESMİN ANLAMI!

Roportaj

reberapo yeniDağların kıvrımlı yollarında ilerleyip bir resmin zihinlerde oluşturduğu anlamı öğrenmek istedik. Bu anlamı öğrenmek istemek aslında muazzam bir özlem, büyük bir emek, acılarla, sevinçlerle dolu bir hikâyeyi

öğrenmeye vesile oluyor.Kürt halk önderi Abdullah Öcalan ile Kürt kadınlarının öyküsünü öğrenmeye vesile oluyor.  Özelliklede özgürlük mücadelesi veren ve önderlerini resimde değil, canlı görmek isteyen kadın gerillaların gördükleri resim karşısında yaşadıkları duyguları, hisleri, düşünceleri merak ettik ve bu soruyu Kürt halk Önderi Abdullah Öcalan’ın kadın yoldaşlarına sorduk. 

 

“Bunca yıldan sonra önderinizin resmini görmek sizde nasıl bir duygu yaşattı”    
ROJDA SİVEREK: Önderliği hep göreceğime inanıyordum. İnancımı hiç yitirmedim. 9 Ekim 1998 ’ de Roma’ya çıkarken Önderliğe bir anda yetişmiştik ama aynı anda da kaybetmiştik. Bu durum bizi çok üzmüştü. Önderliği göreceğime hep inanıyordum ve göreceğim.
ÖZGÜR JİYAN: Fotoğrafı gördüğüm an çok uzun bir zamanın geçtiğinin farkına vardım. Bu uzaklığa artık yeter dedim. Uzun bir zaman geçtiğini daha derinden hissettim ve bir hüzün yaşadım. İçimden ayrılması olmayan bir kavuşmayı hak ettik diye geçirdim.
DEVRİM AMED: “ Anlamak oluşmaktır.” “ Anlamak adalettir” yargısı ile kendimizi oluşturup adaletli olmaya çalışırken bize bu noktada perspektif veren Önderliğin fotoğrafı karşısında ancak kendimi sorgulayabilirim. Beni adalete ve oluşmaya çağıran sesin sahibiydi. Fotoğrafta bize bakan ve bizi sorgulayan Önderliğimizin gözlerindeki o bakışı içimizde kalıcı bir iz bıraktı. 15 yıl Önderliksiz yaşamanın acılarını derinden yaşadım ve duyumsadım.
ROJDA AMANOS: Evren ve doğa diyalektiğinin muktedirliğini, doğru düşünce tarzının ve insanın gücünü, hem uzaklığı hem de yakınlığı hissettim. O görüntünün her an gerçekleşebileceği bizimle buluşabileceğinin gerçekliğini gördüm.
ZİNÊ: Daha önce tam olarak tanımlayamadığım bir duygu yaşadım. Hem sevinç hem de burukluk vardı. Anlamlandıramadığım bir duyguydu. Önderlikle nasıl yoldaş olacağımızı ne kadar derinleşirsek o kadar Önderliğe yakınlaşabiliriz düşüncesi aklıma geldi.
ZEYNEP: Önderliğin fotoğrafını gördüğümde şok oldum. Çok canlı ve dinç gördüm. Çok moral aldım.
ARJİN AMED: Öncelikle bunu iki cümle ile anlatmak çok zor. Hem sevinci hem hüznü bir arada yaşadım.  Benim için tarihi bir süreçten sonra tarihi bir gündü diyebilirim.
SALİHA: Ben hiçbir zaman Önderliğin fotoğrafını göreceğimi tahmin etmemiştim. Önderliği bu kadar süreden sonra görmekten kaynaklı hem sevinç hem de hüzün gözyaşları döktüm.
SARYA: Çok mutlu oldum. Ancak Önderliğin fiziğindeki değişim beni üzdü diyebilirim. Ayrıca bunca yıla rağmen halen dinç oluşu da beni sevindirdi. Onun için diyebilirim ki hem üzüldüm hem de sevindim.
gerilayenjin121FATMA ARİN: Önderliğin fotoğrafının geleceğini duyduğumda ben de hem bir korku hem de bir heyecan vardı. Önderlik 15 yıldan sonra ne kadar değişmişti merak ediyordum. Ama fotoğrafında önderliksel özellikleri fiziğinde de yansıyordu. Bu da büyüklüğünü ortaya koyuyor. Bizde hem moral hem de sürece karşı çok ciddi bir inanç geliştirdi.
BERİ DERSİMİ: Fotoğrafın getirildiğini duyduğumda bende bir heyecan ve bir korku oluştu. Acaba Önderlik çok değişmiş mi diye merak ediyordum. Önderliği nasıl bulacağıma dair bir kaygı vardı. İlk bakışta sanki bir değişmişlik duygusu ve bir hüzün oluştu. Hemen akabinde bende oluşan duygu Önderlikteki derviş ve ermişlik düzeyinde bir olgunluk hissiydi.
ROTİNDA AMED: Fotoğrafı ilk gördüğümde içime bir huzur doldu. Çok kısa sürede kavuşacağımın umudu gelişti.
EVİN AMED: Okuldaydım. Fotoğrafın geldiğinden haberim yoktu. Duyduğumda koşarak gittim. Fotoğrafı gördükten sonra kalbim hızlı bir şekilde çarptı ve ardından dizlerimin bağı gevşedi. O an sonsuza kadar bakmak istedim.
SİLAV GOYİ: 22 yıldan sonra tekrardan Önderliği fotoğraf üzerinden de olsa gördüğümde o anda bir daha kararlaşma ve sözleşmemi gözden geçirdim. İçimde bir ağlama istemi yoğunlaştı. Bu doğru mu yoksa rüya mı diye hüzünlendim. Ben Önderliğin esir alınışını kabullenemiyorum, resmin İmralı’dan geldiğini kabullenmek hala çok zor geliyor.   
RONAHİ: Önderliğin sağlığını, değişimini koşulların ve yılların onda bırakmış olduğu izlerin neler olabileceğini hep düşünürdüm. Karşılaştığımızda (onu hep gerçekleşecek bir düş gibi gördüm) nasıl olabileceğini hep merak ettim. Sonra fotoğrafını ekranda gördüğümde heyecan ve merakla baktım. Önderliği fiziki olarak da beklediğimden daha iyi gördüm. Sadece saçlarının ve bıyıklarının bir kısmı beyazlamıştı. Onun dışında 15 yılın izlerini çok görmedim. Bu beni rahatlattı. Öyle koşullarda Önderlik ancak fiziki olarak bu kadar kendini koruyabilirdi. Önderliğin geçmişteki gibi kendinden emin duruşu beni etkiledi. Saçlarındaki ve bıyıklarındaki ağarmanın Önderliğimizi daha da sempatik kıldığını düşünüyorum.
ÇİÇEK TEKOŞİN: 15 yıldan sonra Önderliğin resmini görmek benim için tarifi olmayan bir şeydi. Başta fotoğrafa bakmaya cesaret edemedim. Ama baktığımda Önderliğin dinçliğini, düşüncesini görebiliyordum. Yüzünde derin bir sevgi gördüm.
JİYAN AMED: Önderliğin fotoğrafını getiren arkadaşa çay verdim. Daha sonra fotoğrafı getirdiğini duyduğumda şeker vermeyi unuttum. Eski fotoğraflarındaki gibi hayal ediyordum ancak masada oturmuş bir halde gördüğümde hüzünlendim. Saçları ağarmış ve biraz yaşlanmıştı. Ama mantıklı düşündüğümde anlam verebildim. Ardından 15 yıl geçmişti.
NUDA: Önderliğin fotoğrafını ilk gördüğümde şaşırdım. Çok dinç gördüm. Yüzü umutla doluydu. Kendine güvenen duruşu dikkatimi çekti. Beni hüzünlendiren çok fazla değişmiş olmasıydı. Ama dinç oluşu beni sevindirdi.
ZELAL SEMSUR: Kalabalık bir grubun toplandığını görünce Önderliğin resminin gelmiş olabileceğini düşündüm yanılmamıştım, düşündüğüm gibi Önderliğin resmi gelmişti. Biraz yaşlanmıştı ama yıllara meydan okuyordu. Onun yüce, heybetli duruşu karşısında hayran kaldım. Hem bir hâkimiyet hem bir doğallık vardı. Kendine ve sürece karşı bir güven vardı. Hem sevindiren hem düşündüren iki duyguyu iç içe yaşadım.
ZEYNEP LÜBNAN: Önderliğin yaşadığı zorlu tecrit koşullarına rağmen fotoğrafta yansıyan kendine güvenen, başarılı ve mücadelenin başarı mesajını gördüm. Sadece bir fotoğraf değildi. Bende kişisel olarak yarattığı anlam çok derin bir çağrı gibiydi…
diyor kadın gerillalar, gururlu, duygulu ve dik duruşları insana çağın her tür çirkinliğini sorgulatıyor. Evrendeki adalet duygusuna inanmadan edemiyorsunuz ve bir gün verdikleri mücadelenin hakkını alacaklarını derinden hissediyorsunuz. Abdullah Öcalan’ın büyük emeklerle eğittiği kadın gerillaların dileklerini, duygularını ve kirlenmişlikten uzak, sade bakışlarını görünce özlemlerin son bulacağını ve ayrılıkların biteceğine inanıyorsunuz.