Başarı ancak Önder Apo’nun özgürlüğü ile sağlanır

GULÎSTAN GULHAT

guncel gulistan gulhatOrtadoğu’nun en eski halklarından biri olan Kürt halkına karşı tarihten bu yana devletçi ve iktidarcı güçler tarafından sürekli saldırılar yapılmıştır. Kürt halkının varlığını, kültürünü, toprağını parçalamayı ve gasp etmeyi hedefleyen bu zihniyet sonucunda kördüğüm haline gelmiş bir Kürt sorunu bölgenin en temel sorunu olmuştur. Zorbacı, egemen sistemler tarafından bu katliam, asimilasyon ve kültürel soykırıma kadar giden her türlü insanlık dışı uygulamalar karşısında Kürtler de her zaman bir direniş içerisinde olmuştur. Kuşkusuz bu tarihsel direniş geleneği PKK’nin doğuşuyla ve Önder Apo şahsında Özgür Kürdün yaratılmış olmasıyla günümüze taşınmıştır. Bundan dolayı Kürtler ve Kürdistan coğrafyası hem tarihsel hem de güncel olarak Ortadoğu’nun temel direniş merkezi olmuştur. 2013 Newroz’unda ise Önder Apo’nun ilan ettiği “Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı İnşa Hamlesiyle” bölgede tüm halklar açısından yeni bir mücadele süreci başlamıştır. Haksızlığa, eşitsizliğe, köleliğe, yoksulluğa ve demokratik olmayan tüm rejimlere karşı halkların kardeşliğini, özgürlüğünü, demokrasiyi ve barışı hedefleyen bu tarihi hamle bölge ve Kürt halkı açısından büyük bir heyecan, coşku ve umut yarattı. Bu projeyi hayata geçirebilmek için başta Önderliğimiz, halkımız ve hareketimiz büyük bir çaba, ciddiyet ve fedakarlıkla üzerine düşen tüm görev ve sorumlulukları yerine getirmek için belli bir proje ve plan dahilinde süreci ilerletmeyi esas aldı. Ateşkes ve geri çekilme adımları ise demokratik çözümün önünü açmak amacıyla atılan adımlardı. Fakat bu tarihi demokratik çözüm süreci, AKP hükümetinin beklenti yaratan ama ciddi bir adıma dönüşmeyen, oyalamacı, samimi olmayan demagojik yaklaşımları tarafından boşa çıkartıldı. Aslında AKP hükümeti seçim hesapları ile çıkarcı yaklaşarak süreci heba etti diyebiliriz. Demokratik yasal adımları geliştirme yerine savaşa hazırlık yapma amacıyla karakolların sayısını arttırdı; barajlar yaptı, koruculuğu geliştirdi. İnkarcılığı, tasfiyeciliği ve çözümsüzlüğü içeren bu savaş zihniyetinin - görünüşte ve sözde kendisini barışçı ve çözüm yanlısı göstermeye çalışsa da - gerçek yüzü açığa çıkmıştır.

Bunun yanı sıra 2013 yılına damgasını vuran önemli bir gelişme de Rojava devrimi oldu. Rojava devrimi bölgede ciddi bir gündem yarattı. Rojava halkı kendi savunmasını kendisi yaparak tüm dünyaya gücünü kanıtladı. Önderliğimizin öngördüğü özgür toplum projesi bu büyük halk direnişi ve kahramanlıkları sonucu inşa edilmeye başlandı. Bu açıdan Rojava’da büyük bir halk devrimi yaşandığı açıktır. Önderliğimizin geliştirdiği halkların çözüm modeli olarak demokratik modernite seçeneğinin en gerçekçi ve en demokratik model olduğu bu deneyimde de kendisini kanıtlamıştır. Ortadoğu’daki benzer sorunlar için de en iyi modelin Rojava devriminin yarattığı model olduğu bir kez daha açığa çıkmıştır. Bu gerçeklik karşısında AKP hükümeti El Kaide, El Nusra gibi çeteleri destekleyerek savaşı geliştirmektedir. Rojava bölgesi, kapitalist modernite sistemi ve demokratik modernite sisteminin birbirine karşı savaştığı bir alan olmuştur. Ulus devlet anlayışı ve demokratik ulus anlayışı bu alanda açık bir savaş içerisinde olmuştur. Ulus devletlerin dört parçaya böldüğü suni sınırlar bu süreçte daha fazla anlamsızlaşmıştır. Gelişen bu durumun Kürt ulusal birliği için önemli bir zemin yarattığını da belirtmek mümkündür. Yüzünü kapitalist modernite sistemine dönen KDP gibi işbirlikçi Kürtlerin de gerçek yüzleri Rojava’daki devrim sürecinde bir kez daha deşifre oldu. Rojava devrimi önümüzdeki süreçte de bölgeye örnek model olacak bir gelişim düzeyini yaratmaya devam edecektir.

 

Önderliğimizin özgürlüğüne daha fazla yaklaştık

Kısacası 2013 yılının özgürlük mücadelemiz açısından önemli kazanımları oldu. Önderliğimizin çözüm tezleri bölgede ve dünyada önemli bir ilgi ve meşruiyet kazandı. Önderliğimizin özgürlüğüne daha fazla yaklaştık. Halkımız ve hareketimizin Ortadoğu’da ve Kürdistan’da en stratejik güç olduğu açığa çıktı. Artık Kürtleri hesaba katmadan bölgede siyaset yapılamayacağı gerçeği bir kez daha görüldü. Bu bağlamda Ortadoğu’daki başta Kürt sorunu olmak üzere tüm sorunların çözümünde en donanımlı, alternatif çözüm modeline sahip gücün hareketimiz olduğu daha fazla anlaşılmış oldu. Bu temelde Kürt halkının ve hareketinin kapitalist sisteme karşı en temel devrimci potansiyel olarak bundan sonra da tüm siyasi gelişmelerin merkezinde olacağı açıktır.

Tüm süreçlerde olduğu gibi bu süreçte de Önderliğimizin perspektif ve talimatları bizim için esas oldu. Ve bu çerçevede sürece katılımı esas aldık. Bu süreci geliştiren esas gücün Önderliğimiz olduğunu bildiğimiz için üzerimize düşen görev ve sorumlulukları büyük bir ciddiyet ve bağlılıkla yerine getirmeye çalıştık. Ancak AKP hükümetinin iktidara geldiğinden beri samimi olmayan yaklaşımlarını bildiğimiz için sürecin devlet tarafından boşa çıkartılması konusunda ciddi kaygılarımız da vardı. Bu durum doğal olarak bizleri daha temkinli yaklaşmaya götürdü. Hem gerekli tedbirleri aldık hem de sürecin planlandığı gibi sağlıklı gelişmesi için elimizden geleni yapmaya çalıştık. Bizim tarafımızdan herhangi bir eksikliğin, engelin çıkmaması için tüm tahriklere rağmen sağduyulu ve sorumlu yaklaşmayı temel bir görev bildik. Bu açıdan tüm YJA Star birliklerimize dönük eğitim çalışmaları örgütledik. Tartışmalar yürüterek süreci kavratmayı, duygusal ve dar yaklaşımların önüne geçmeyi esas aldık.

 

Önderliğimiz kadına önemli rol ve misyon biçmiştir

2013 yılı kadın açısından da kazanımlarla dolu bir yıl oldu. Hem Rojava’daki gelişmeler hem de tüm mücadele alanlarımızdaki gelişmeler kadın özgürlüğü konusunda geldiğimiz aşamayı göstermektedir. Özellikle siyasi alanda geliştirilen eş başkanlık sistemi önemli tartışma ve kazanımlara yol açtı. Bu açıdan 2013 yılında eş başkanlık sisteminin siyasi alan başta olmak üzere tüm toplumsal alanlarda gündemleşmeye başlaması kadın için stratejik bir özgürlük mevzisi olmuştur. Ortadoğu’da kadın devriminin temel mekanının da Kürdistan olduğu bir kez daha kanıtlanmıştır. Bu kazanımın mimarı elbette ki Önderliğimizdir. Önderliğimiz kadını mücadelenin tüm mevzilerinde konumlandırarak, özgür eş yaşamın temellerini oluşturmaktadır. Bundan dolayı bu süreçte herkesten çok kadınlara iş düşmektedir. Bunun bilinciyle hareket etmek hem kadına hem de halklara kazandıracaktır.

Önderliğimiz mücadelemizin tüm aşamalarında kadına stratejik bir rol ve misyon biçmiştir. Böylesi bir süreçte de kadın gerillalar olarak bize yüklenen öncülük misyonunu her düzeyde temsil etmeye, sürece sahip çıkmaya büyük özen gösterdik. “Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı İnşa Hamlesi” kuşkusuz en fazla kadınların rol ve sorumluluklarının öne çıktığı bir proje olduğu için YJA Star güçleri olarak da bu perspektifle yaklaşmaya çalıştık.

 

YJA Star sürecin temel stratejik gücü olmayı başarmıştır

Geri çekilme süreci belli bir plan dahilinde kademeli bir şekilde gelişti. Bu çerçevede öncellikle Kuzey’deki tüm güçlerimizle sürece dönük tartışmalar geliştirdik. Pratikleşme aşamasında ise tüm zorluklara karşın güçlerimiz büyük bir fedakarlık ve duyarlılık göstererek geri çekilmeyi başlattı. Dersim’den, Amed’den, Erzurum’dan, Garzan’dan ve Botan’dan geri çekilen arkadaşlarımız elbette bir duygusallığı yaşadılar. Çünkü bıraktıkları mekanlar sayısız kahraman şehidimizin anılarıyla doluydu. Tüm zorluklara karşın demokratik sürecin gelişmesi için geri çekilen güçlerimiz büyük bir sorumluluk ve fedakarlıkla görev ve sorumluluklarını yerine getirdiler. Önderliğimize olan bağlılık ve inanç olmasaydı hiçbir güç gerillayı, özellikle de kadın gerillaları o mekanlardan geri çekilmeye ikna edemezdi.

                Öte yandan YJA Star sürecin temel stratejik gücü olmayı başarmıştır. Halkımıza ve kadınlara yönelik gelişen tüm saldırılara karşı en etkin savunma gücünü yaratabilmek için mevzilenmelerimizi büyütüp geliştirdik. İdeolojik, örgütsel ve askeri açılardan bir hamle ve seferberlik sürecine girdik. Bu temelde öncelikle kadın gerilla ordumuzu büyütmeyi ve yetkinleştirmeyi öngördük. Her düzeyde eğitim çalışmalarına öncelik verdik. Önderliğimizin talimatı doğrultusunda tüm güçlerimiz Önderliğimizin özgür yaşam projesini ifade eden 5. savunmayı tekrardan okuyarak eğitimler gördü.

 

En önemli görevimiz Önderliğimizi özgürleştirmektir

Tabii YJA Star olarak PKK’nin yarattığı kırk yıllık görkemli bir mücadele geleneğinden gelmekteyiz. Bizler açısından kuşkusuz her yılın, her dönemin özeleştirisel bir süzgeçten geçirilerek ders çıkarılması daima hayati bir konu olmuştur. Eleştiri-özeleştiri silahı gelişim diyalektiğimizin temel bir özelliğidir. Bu yüzden geçirdiğimiz bu yılı da tüm boyutlarıyla ele almalı, yetmezliklerimizi açığa çıkartarak geleceğe dönük perspektifler çıkartmayı başarmalıyız. Başarılı ve başarısız kalan yanlarımızı tespit ederek, gerekli özeleştirileri vererek önümüzdeki süreci daha güçlü karşılamak gerekmektedir. Önder Apo İmralı’da oldukça bizler mücadelemizde ne kadar fedakarlık ve çaba göstersek de kendimizi başarılı göremeyiz. Başarı ancak ve ancak Önder Apo’nun özgürlüğü ile gerçekleşir. Bu yıl içerisinde yaşanan gelişmeler de göstermektedir ki önümüzdeki yılda zorlu bir mücadele bizleri beklemektedir. Hala yarım kalan, eksik bıraktığımız görevlerimiz var. En önemli görevimiz Önderliğimizi özgürleştirmektir.

Bu temelde 2014 yılında mücadelemizin merkezinde Önderliğimizin özgürlüğü olacaktır. Bu çerçevede YJA Star olarak kendimizi yeniden yapılandırmayı, hem ideolojik hem de askeri olarak tüm hazırlıklarımızı tamamlamayı ve ciddi bir zihniyet devrimiyle görevlerimizi başarıyla yerine getirmeyi hedefliyoruz. Kadın gerilla ordulaşmamızı daha fazla büyüterek daha fazla açılım sağlayacağız. Bu temelde tüm hazırlık ve çalışmalarımız mutlak sonuç almaya dönük olacaktır.