Kurultaydan bir izlenim

AZE MALAZGİRT

1-günce-izlenim120 kadın toplanmışız. Birbirini tanımayan yok neredeyse. Uzun yıllardan sonra bu kadar eski kadın devrimciyi bir arada görmek ne güzel. Kurultay salonuna girmek için beklemedeyiz. Üç kuşaktan arkadaşlar var. 80’li, 90’lı ve 2000’li yılların katılımları, her parçadan, her çalışmadan KJB’li kadınlar…

 

Salondan içeri girer girmez bir çift gözle karşı karşıya geliyorum. O çok içten ama alabildiğine eğitimli ve ölçülü gülümseyen dudak ve gözler, onlarca his ve duygu savaştırıyor beynimde. Kadınların binlerce yıldır dinmek bilmeyen acılarını güce çevirmenin ısrarlı bir mücadelecisi olarak bakan bir çift göz ve tarihi yansıtan bu yüz… Boynundaki fuları, dimdik duran omuzları, parlak, kıvırcık, kızıl saçları ve alabildiğine hümanist bakan gözleriyle yüreklere bir güneş gibi doğan, güneşin sonsuz ve sınırsız mücadele yoldaşı, direnişin ve cesaretin timsali Sara arkadaştan bahsediyorum. 5. KJB kurultayı ve ondan önceki birçok tarihi toplantılarda kadına dair kararlarının alınıp uygulanması ve uygulatılmasında hesapsız ve tereddütsüz çalışan, tepeden tırnağa bir militan Sara. Sanki yine aramızda… Tam da özgürlüğün alfabesini öğrendiği özgürlük yoldaşı Önder Apo’nun posteriyle karşı karşıya. Her iki yoldaş birbirine bakarken aralarındaki KJB ve KCK bayrakları ile önlerindeki konuşma kürsüsü onları ayırmak yerine daha da birleştiren bir hava veriyor. Sadece salonun bu köşesi değil, her köşesi buram buram tarih ve mücadele kokuyor. İçinde dolaşan herkesi büyüleyen bu salonda, kurultay divanının arkasında koyu yeşil bir zemin üzerinde gümüş renginde “6. Cıvata KJB” yazılmış. Tam karşısında Önder Apo’nun daha büyük bir posteri ve sağ kenarında “Şehit Namırın” yazılı pankart var. Kapının hemen üstünde ise “Bîji Serok Apo” yazıyor. İtina ile hazırlanmış salonun sol tarafında ise Kürtçe’nin üç lehçesinde “zımanê me rumete me ye” yazan bir pankart ve yanında o sade melek yüzüyle “hoş geldiniz” dercesine masum bakan Nuda arkadaşın resmi… Hemen yanında “Demokratik kurtuluş ve özgür yaşamı inşa hamlesinde kadın öncü güçtür” yazılı bir pankart. Ve çok manalı bakış atan o büyük komutan, siyasetçi Şilan Kobani’nin dev resmi salona daha farklı bir anlam katıyor.

Kurultay divanın sağ tarafına düşen duvarda ise Devrimci Halk Savaşının ölümsüz şehitleri Jîn, Revan, Beritan, Ezda, Canda ve daha niceleri. Ve o hep gizemli bakan komutan Zilan, barış tanrıçası Sema, yürüyüş halinde sanki salona doğru ilerlemekte olan onurumuz Beritan yoldaşların posterleri…

Kurultay yazısının hemen yanında ve tüm delegelerin karşısına düşen duvarda her an bizi izlemekte olan şehit Sorxwin, şehit Çiçek ve şehit Rojîn, yani “STAR komutanları”nın çok gençken çektikleri resimler yan yana asılı.

Bu güzel tanrıçaların huzuruna çıkmak tüm delegelerde müthiş bir heyecan yaratmış durumda. Büyük bir heyecanla onların huzurunda tüm ölümsüzlerin ruhunu yad etmek için yaptığımız saygı duruşundan sonra B… arkadaşın açılış konuşması ile tarihi 6. Özgür Kadın Kurultayı’mızın startı veriliyor.

Tüm bu saydığım resimler adeta tüm değerlendirmeleri büyük bir ilgiyle dinlercesine bakıyorlarken hem kürsüye çıkıp değerlendirenler hem dinleyenlerdeki heyecan çok tatlı. Ve hepimizi bir kez daha görevlerimizin ciddiyetine davet eden, kadının gerçek yoldaşı Reber Apo’nun değerlendirmeleri okunmaya başlıyor. Büyük bir ilgi ve dikkatle dinlenen Önder Apo’nun perspektifleri tıpkı onun dediği gibi bu sürece aşkla katılmanın kararlılığını dolduruyor yüreklere. Ardından 21. yüzyılın kadın özgürlük yüzyılı haline gelebilmesinin şartları, bölge ve Kürdistan’ın durumu, güncel siyasetin tartışıldığı gündem ile siyasete kadın aklı ve vicdanıyla girmenin önemi üzerinde duruluyor. Kadın rengiyle eril zihniyetin siyasetine karşı nasıl siyaset yapılması gerektiği, özellikle demokratik ulusun ve özgür yaşamın inşasının öncü gücü olarak görevlerimizin neler olduğu tartışılıyor. Ve en çok da Rojava devrimi…

Bu kurultayın yapıldığı günlerde yani 5 Ekim ile 9 Ekim tarihleri arasında hemen her gün yeni şahadet haberleri duyduk ve izledik! Evet, bu kurultayın bir de böyle acılı zamanları vardı. Aralarda, yakın zamanda Rojava’da kaybettiğimiz genç komutan Ronahi Reşo, kurultay esnasında kaybettiğimiz Efrin’in olgun mütevazı kızı Jiyan Ehraz ve diğerleri hep dilimizde, hep gündemimizde. Özgürlüğün bedelini veren ve acılarını içine gömenler olarak ne kadar da güçlenmişiz!

KJB’nin bileşenlerinin raporları okunduktan sonra iki yıllık süre zarfında, özellikle de Devrimci Halk Savaşı’na katılım boyutumuz değerlendirerek “Kadınlar Önderlik ve özgürlüğü için eylemde” hamlesinin dönem görevlerini somutlaştırıyoruz. Kurultayımız, demokratik ulus ve özgür yaşamın inşası için kadın öncülüğünde gelişmesi gereken meclis, komün, akademi örgütlenmesinden tutalım, serhildanlardaki çalışmalara kadar tüm çalışmalar tartışılıyor. Kadın özgürlüğünün Önderliğin özgürlüğü olduğunun bilinciyle, tüm kararlarımızın eksenine Önder Apo’nun özgürlüğü alınıyor. Yine devletten beklemeyen ve kendi sistemini kendisi inşa eden bir güce ulaşmanın yol ve yöntemleri üzerinde duruluyor, ittifaklar tartışılıyor. Dünyadaki kadın örgütleri ve hareketlerinin yanı sıra, Ortadoğu ve Kürdistan’daki kadınlara ulaşmanın ve kadın dayanışmasının geliştirilmesinin mücadelemiz açısından yaratacaklarının bilinciyle ortak bir kararlaşma gelişiyor.

Yeni yüzyılın özgürlük seçeneği olan paradigmamızın daha fazla kadına ulaşabilmesi ve açılım yapabilmemiz için tartışılan diğer bir konu da, Önderliğimizin alternatif bir sosyal bilim olarak ortaya attığı jineoloji yani kadın biliminin dünya kadınlarına tanıtılması çalışmaları. Bu konuda kadın partileşmemizin merkezi olan PAJK bünyesindeki bilim ve araştırma gruplarının çalışmalarının yanı sıra akademik alanda bu bilime ağırlık verilmesi, bazı yazımsal ürünlerin kadınlara ulaştırılması ve yine konferans ve sempozyum gibi çalışmalarla kadınların bilinçlendirilmesi faaliyetlerinin yaygınlaştırılmasında karar kılınıyor.

Erkek egemenlikli sistem içinde kadınların her alanda yaşadığı şiddet, taciz ve tecavüze karşı daha fazla mücadele için kadınların öz savunmasını yoğunca tartıştı kurultayımız. Bu konuda YJA ve YJA STAR olarak ortak hareket etmenin önemi belirtilirken bu sistemde hiçbir yaşam güvencesi olmayan kadınların öz savunma bilinciyle örgütlendirilmesinin gerekliliği konusunda kararlara gidiliyor. Bununla beraber gerçek ekonominin -ekonomos- yani yaşamı geçindirme kurallarının mucidi olmasına rağmen günümüzde kapitalist modernitenin bu alanda yaşam hakkı tanımadığı ve pazar aracına dönüştürdüğü kadının, bu alana dair yoğunlaşma ve çalışmalarının derinleştirmesi tartışılıyor. İşsizlikten tutalım ucuz iş gücü olarak görülme vb. sorunları yaşayan kadının bu konumdan çıkarılmasına dönük kadın kooperatifleri, kadın birlikleri vb. en temel ekonomik çalışmaların örgütlendirilmesine ilişkin kararlar alınıyor.

Kurultayımızın sonuna doğru tüm bu çalışmaların çatı örgütlülüğü olan KJB’nin yeni dönem yürütme konseyi seçiliyor. R… arkadaş tarafından yapılan kapanış konuşmasıyla kurultayımız sona eriyor.

Daha birçok konu tartışıldı belki ama başından sonuna temel gündem Önderliğin özgürlüğü ve bunun için neler yapabileceğimizdi. Sürmekte olan imza kampanyasının devamı ve hukuki sonuç alınması için biz kadınlar tarafından daha fazla sahiplenilmesi gerektiği vurgulanırken bir süredir her türlü hava koşuluna rağmen ısrarla Strasburg’da Önder Apo için nöbet tutma eylemini gerçekleştirenler selamlandı.

Çok yoğun gündemler ve çok yoğun bir içerikle dolu olan ve beş gün süren bu kurultayı elbette iki satır yazıyla anlatmak mümkün değil. Ama “Sara arkadaşın çizgisinde özgür önderlik, özgür kimlikle zafere yürüyelim” şiyarıyla gerçekleştirilen bu kurultayın özgür kadın hareketi olarak biz kadın militanlara çok büyük görevler ve sorumluluklar yüklediğini yazabilirim.

Evet, bu kurultayın her şeyiyle özgün ve yeniliklerle dolu olduğunu belirterek kurultaydan izlenimlerimi içeren yazıma son verirken tüm dünya kadınlarının umudu olan paradigma ve sistemimizin, sadece kadınları değil yerküremizi ve insanlığı da kurtaracağına olan inançla, 6. KJB Kurultayımızın başta Önderliğimize, şehit ve gerilla analarımıza, tüm dünya kadınlarına ve PAJK, YJA STAR, YJA, GENÇ KADIN militanları ile Rojava’da mücadele eden tüm kadın yoldaşlarımıza kutlu olmasını diliyorum.