Şıtaza Eylemi

Leyla Sorxwin 

Önderliğimizin yıllarca süren barışçıl çabalarına rağmen, Kürt sorununun demokratik çözüm yolları 2011 yılında Türk devleti ve AKP hükümeti tarafından bir kez daha boşa çıkarılmıştı. 

Önderliği ve PKK hareketini tasfiye ederek Ortadoğu’da rol oynamak AKP’nin ABD öncülüklü politikası olarak netleşmiş, üç boyutlu saldırı temelinde 2011 yılında devreye konmuştu.  Kürtleri Ortadoğu’da somutlaşan gelişmelerin dışında bırakmak ve Ortadoğu’nun yeniden dizaynını kendi çıkarları temelinde geliştirmek için Önderliğe yönelik derinleştirilmiş bir tecrit, KCK sistemini tasfiye etme amacıyla halka dönük siyasi soykırım operasyonları ve gerillaya dönük imha amaçlı operasyonlar geliştirildi. Srilanka devletinin Tamil Kaplanları’na yaptıklarını Özgürlük Hareketimize de uygulamak istediler. Bunun için İran’la işbirliği içine girerek Kandil savaşını başlattılar. Suriye’de başlayan halk devriminin önünü almak için komplolar geliştirip, çete savaşları dayattılar. Tüm bu politikalar NATO öncülüğünde yürütüldü. Türkiye’deki tüm çeteler, kontrgerilla güçleri, korucular, özel savaş ekipleri bu yeni imha savaşında tekrardan devreye sokuldu, kimyasal silah dahil her türlü teknikle adeta tarihlerinin en yoğun imha savaşını yürüttüler.

 

Kürdistan Özgürlük Hareketi ve gerilla güçleri olarak 2012 yılına bu politikalar ortamında ve buna karşılık “Devrimci Halk Savaşı” hamlesiyle giriş yaptık. Devrimci Halk Savaşı düşmanın imha siyaseti karşısında gerilla öncülüğünde ulusal direniş hamlesi olarak geliştirildi. Düşmanın bizi tümden imha etmese de irademizi kırıp teslim alma dayatmaları karşısında Önderliğimizin tabiriyle “Varlığını koruma, özgürlüğünü sağlama” tutumu, tavrı olarak geliştirilen Devrimci Halk Savaşı bir intikam ve zafer hamlesi olarak da değerlendirilebilir.

Devrimci Halk Savaşı bilinen gerilla tarzıyla yürütülemezdi. Bu nedenle hangi gerilla taktikleri üzerine yürütüleceği konusunda örgütün yoğun tartışmaları gelişmiş, Botan ve Zagros’a öncülük rolü biçilmişti.  Yeni hamlede alan tutma, düşman iradesini kırma ve giderek alan kurtarma esas alınmış, bunun için komuta ve savaşçı yapısı ciddi bir yoğunlaşmaya tabi tutulmuştu.

Medya Savunma Alanlarında da bu amaçla ciddi bir hazırlık başlatılmıştı. Cilo, Çarçella ve Avaşin hattında hamlenin startının yapılması kararlaştırılmıştı. Bu amaçla henüz baharın başında, Kürdistan’ın en sarp ve en zorlu arazisinde Şıtaza eyleminin gerçekleştirilmesi kararına gidildi. Şıtaza’nın seçilmesinin temel nedeni Cilo ile Çarçella dağlarının kesişme noktasında hakim olduğumuz bir alanda olması, yine Devrimci Halk Savaşını serhildanlar diyarı Gever’e ve Gever halkına yakın bir alanda başlatmaktı. Bu çerçevede hızlı ve yoğun bir hazırlığa başlandı. Devrimci Halk Savaşı stratejisinin komuta ve yapıda yarattığı inanç, oluşturduğu iddia ve kararlılık üst düzeydeydi. Temel yoğunlaşma Devrimci Halk Savaşının ruhuna denk, etkili, gerillaya yaraşır, Önderlik ve halkımıza cevap olacak güçlü bir eylem yapmaktı. Bundan dolayı iklim dezavantajlı ve koşullar çok zorlu olmasına rağmen büyük bir heyecan ve moralle eylemin hazırlık süreci başarıyla tamamlandı. Deyim yerindeyse tüm arkadaşlar günlerce karınca misali durmadan çalıştılar. Bir yandan arazi hazırlandı, bir yandan da hedefi tümden imha etme hazırlıkları yapıldı. Plan Şıtaza’ı tümden imha etmek, düşmanı araziye çekip uzun süreli bir savaş yürüterek etkili darbeler vurmaktı. Şıtaza’ın yanı sıra Oramar’ın da kuşatmaya alınarak darbelenmesi planlanmıştı. Bu plan doğrultusunda hepsi de zozanlık ve sarp olan arazide günleri bulan mevzilenme hazırlıkları, bu karakollara gelen yolların denetime alınması çalışmaları yürütüldü. Cilolardan, Çarçella’ya, Çarçella’dan Avaşin’e ve Gever ovasına kadar olan çok geniş bir alanda yüzlerce yürekli militanla büyük emekler verilerek, inanılmaz fedakarlıklar geliştirilerek ve gerçekten insan üstü bir irade sergilenerek inanılmayacak derecede kısa bir zaman diliminde tüm hazırlıklar tamamlandı. Önderliğimize dayatılan tecride duyulan büyük öfke, düşmanı Önderliğimizin ayağına gönderip çözüm isteme pozisyonuna getirme kararlılığı ve ancak Önderliğimizin durdurabileceği büyük bir savaş geliştirme iddiası bu eylemdeki ruhu belirledi. Bu ruhla eyleme katılan herkesin gözüne adeta zafer kazınmıştı ve büyük bir kilitlenme yaşanmaktaydı. Denilebilir ki bu ruhun kendisi ve eylem öncesi kararlılık, heyecan, moral eylem sonucunu belirleyen zaferin kendisiydi.

19 Haziran sabah saat 4’te elimizdeki ağır silahlarla karakol ve iki güvenlik tepesi yoğun ateş altına alınarak saldırıya geçildi.  Eylem, gündüz saat 10’a kadar yoğun saldırı ve çatışmayla devam etti. İlk vuruş ve saldırılarla düşman şoka uğratılmış, psikolojik ve askeri üstünlük baştan itibaren arkadaşların eline geçmiş, düşman adeta felç edilmişti.  Karakola saldıran Şehit Ezda, Şehit Beritan ve Çarçella güvenlik tepesine saldıran Şehit Faraşin arkadaşların bellerine sararak mutlaka hedefe dikecekleri inancıyla parti bayraklarını götürmeleri bu eylemdeki kararlılığın, iradenin sembolü oldu. Bu inanç ve ruhla adeta fırtına gibi coştular, düşman mermilerine aldırmadan gülerek, zılgıt çekerek hedefe koştular. Zira onlar 2011 sonbaharında Geliyê Teyarê’de düşman tarafından alçakça ve haince katledilen otuz dört yiğit kahramanın can yoldaşlarıydılar ve onların intikamlarını alma duygusuyla doluydular. Onlar Önder Apo’nun fedaileriydiler ve ona dayatılan tecride tahammülleri kalmamıştı. Onlar halkımızın yılmaz savunucularıydılar ve halka dayatılan siyasi soykırıma geçit vermemeye yeminliydiler. Onlar daha fazla kan dökülmesinin önüne geçmek için barışa yol açacak büyük savaşın kendilerinden geçtiğinin bilincindeydiler ve tarihin kendilerine bahşettiği bu misyonu en başarılı şekilde yerine getirme sözünü vermişlerdi. Bu nedenle denilebilir ki, Şıtaza kahramanlığı başlayan barış süreciyle de gerçek anlamını bulmuş, tarihteki yerine oturmuştur. Bu gerçek gün geçtikçe daha iyi anlaşılacak, hak ettiği değerle Kürt halkının yüreğindeki yerini alacaktır. Eylemde şehit düşen yoldaşları sadece halkımız ve örgütümüz değil aileleri de büyük kahramanlar, barışın habercisi yiğit savaşçılar olarak karşılamış, coşkuyla, gururla zaferlerini selamlamıştır.

Şıtaza eyleminde kahramanca şehit düşerek özgürlük mücadelemizin efsaneleri haline gelen yoldaşlar savaşta da barışta da halkımızın yolunu aydınlatmaya devam edecek, direniş ruhumuz olarak bizi hep güçlendireceklerdir. Gerçekten her biri bir fedaiydi, özgürlüğe yeminli yiğit çocuklarıydılar halkımızın. Gençtiler, militandılar, baştan ayağa yürektiler, cesarettiler, inançtılar, iradeydiler. Onlar Önderliğe, şehitlere ve halkımıza sevdalı on sekiz yürektiler.

Çiya Koçer yoldaş önüne çıkan mevzileri imha ederek ilerleyen, bedeli ne olursa olsun zafere kilitlenen PKK militanlığının sembolü oldu. Yaşamı mülteciliğin, savaşın büyük acılarıyla geçen, yüreği düşman zulmüne büyük öfkeyle bilenen Zagros Goyi yoldaş düşmanına hiçbir fırsat vermeyerek kurşun gibi mevzisine ulaşıp başarıda somutlaşan komutanlığın ifadesi oldu. Dilovan arkadaş, heybetli duruşuyla eylem anında soğukkanlılığın, kendine güvenin başarıya dönüşen iradenin temsili oldu. Sadeliğin, katıksız bağlılığın, özgürlük ve Önderlik aşkının güzellik tanrıçası Xemlin heval, tıpkı adı gibi yiğitlikle kuşanarak, Beselerin, Zilanların yolunda ölümsüzleşti. Kürtlüğün mertlik, inat, ısrar değerlerinin karaktere dönüşmesi olan ve adlarını savaşın yiğit komutanı Adil Biliki’den alan Adıl Mardin ve Adıl Başkale yoldaşlar son mermilerine kadar savaşarak düşmanın korkusu haline geldiler. Düşmanın dikkatini kendilerine çekerek saldırıdaki yoldaşlarına fırsat oluşturmaya çalışan her iki Adıl, PKK yoldaşlığının gerçek uygulayıcısı oldular. PKK yoldaşlığının ve kadın özgürlük çizgisinde kendini militanlaştırmanın bir diğer temsilcisi Amed Elazığ arkadaş oldu. Kadın arkadaşlarla gerçek yoldaşlığı esas alarak hayatın ve savaşın her alanında özgürlük ahlakını ve kültürünü temsil eden Amed yoldaş, eylem anında da bu duyarlılığıyla ölümsüzleşti. Her biri Kürdistan’ın bir parçasını temsil eden ve genç yaşlarına rağmen büyük yüreklerini düşmana karşı kinle, öfkeyle bileyen Hozan, Xoşmer, Hêjar, Çekdar, Mazlum yoldaşlar saldırı ruhları, savaşkan ve asla engel tanımayan eylem duruşlarıyla PKK’nin gençlik sembolü Ali Çiçek direnişçiliğinin ardılları oldular. Dijwar Bamerni yoldaş, Güney Kürdistan’ın Kürtlük değerlerini, ulusal kültürünü PKK öncülüğüyle bilince çıkarıp kişiliğe dönüştüren, bu bilinçle özgürlük mücadelesinde hızla gelişip yoldaşlarının yüreğine taht kuran bir komuta kişiliğe sahipti. Bu kişilik ve ruhla eylemdeki görevini başarıyla yerine getirerek kahramanca şehit düştü. Kürdistan’ın Rojhilat alanında büyümesine ve Soran kültürüyle şekillenmesine rağmen Zagroslarla, Kurmanç kültürüyle her anlamda bütünleşen, kısa süre içinde PKK militanlığında pişerek komutanlaşan, geleceğin öncülerinden olmaya her anlamda aday olan Rênas Soran arkadaş, eylemdeki fedakarlığı, çalışkanlığı, becerikliliği ve başarıya kilitlenmişliğiyle örnek duruş sergileyerek, Şehit Simko yoldaşın, Agitleşen komuta gerçeğinin sembolü oldu. Eylemin fedailik öncülüğünü yapan, halay çeker gibi coşkuyla saldırıya giden, Zilan çizgisinin yeniden gerçekleşmesi olarak savaş tarihimize geçen, Zagrosların tanrıça kültürünün yeniden canlanması anlamına gelen Ezda, Beritan, Faraşin, Xemlin yoldaşlar, Şehit Ezda’nın deyimiyle “eylem güzeli” olarak zafer tacını giyip Devrimci Halk Savaşına öncülük ettiler.

Saldırıdaki fedai tarz ve etkili vuruş yanında esas olarak arazi hazırlığı ve düşmanın tüm teknik üstünlüğüne rağmen hiçbir grubumuzun yerini bırakmayıp günlerce savaşması düşmanı en çok zorlayan, şoke eden ve sarsan bir durum oldu. Düşmanın beklentisi eylem yapmamız ve geri çekilmemiz yönündeydi. Bu nedenle geri çekilme hatlarını tutmaya çalıştı. Ancak geri çekilme değil arazi tutmaya dayanan hazırlığımız düşmanın bu hesabını boşa çıkardı, asker indirdiği geri çekilme hatlarında büyük darbeler yemesine ve geri çekilme paniğine girmesine yol açtı. Eylemin arazi aşamasında hem kobra ve skorskyleri hem de karadan gelen askerleri büyük bozguna uğratıldı ve alandaki gerilla hakimiyetini süreklileştiren süreç başlatılmış oldu. Bundan sonraki süreçte düşman alanda adeta hareket edemez duruma geldi, alan tamamen gerilla denetimine geçti.

Eylem ve eylemden sonra aylarca devam eden kuşatma sürecinde daha somut anladık ki, eğer gerillacılık kuralları ve taktikleri doğru uygulanır, zafere inanç temelinde doğru komuta edilirse gerillanın alan kuşatma ve kurtarma kabiliyeti, gücü fazlasıyla vardır. Bu çok açık görülmüş, düşman süreç boyunca her anlamda darbelenmiş, hareket edemez duruma gelmiştir. Düşman ne karadan ne de havadan gündüz hareket edememiş, hareketini gece ve ancak hava avantajını kullanarak gerçekleştirebilmiştir. Bu taktikle yürütülen gerillacılık bizlere büyük tecrübeler kazandırmış, yapımızı yetkinleştirmiş, kendine güveni pekiştirmiş, zafere inancı yoğunlaştırmıştır.

Devrimci Halk Savaşının startı olan Şıtaza eyleminden sonra gerilla savaşı fedai ruh temelinde bir intikam hamlesi olarak tüm eyaletlere yayılmıştır. Şemzinan başta olmak üzere Çelê, Beytüşşebab, Erzurum, Serhat ve Kuzey’in tüm alanlarında tarihi başarılara dönüşmüştür.

Şıtaza’ın vurulmasıyla başlayan eylem yılın sonuna kadar Oramar, Şıtaza kuşatması temelinde devam ettirilmiştir. Yıl boyunca alanda çok yoğun bir savaş yürütülmüştür. Düşman tüm kırma girişimlerine ve yoğun tekniğine rağmen kuşatmayı kaldıramamış, her seferinde büyük darbeler yiyerek geri çekilmek zorunda kalmış, Şemzinan, Çelê, Gever kuşatmalarından ve bu alanlarda süreklileşen gerilla hakimiyetinden dolayı Hakkari’yi kaybetme paniğine girmiştir.

Başından itibaren bu sürecin keşif, planlama, düzenleme ve koordine etme öncülüğünü Rojin Gevda yoldaş yapmıştır.  Şıtaza eyleminde en kritik alanın koordineliğini yapmış, düşmanın araziye yerleşmesine fırsat vermemiş, indirme yapan düşman güçlerine büyük darbeler vurdurarak geri çekilmelerini sağlamıştır. Güçlü gerilla komutanlığıyla en yetkin şekilde savaşı koordine etmiş, o kritik ortamda, yoğun çatışmaya rağmen denetimindeki gücü kayıp vermeden alanda tutmayı ve alanı denetim altına almayı başarmıştır. Adeta o çıplak ve çok dezavantajlı tepelerde düşmana meydan okumuştur. Eylem ve çatışma boyunca savaşan yoldaşların güven, moral, motivasyon kaynağı olmuştur. Rojin heval büyük bir aşkla bu süreci yürütmüştür. Açığa çıkardığı başarının nedeni süreci doğru kavraması ve tutkuyla sahiplenmesiydi. Rojin heval, bu sürecin büyük başarıları temelinde Önderliğin özgürleştirilebileceğine yürekten inanmaktaydı, bunun coşkusuyla çalışmalara yüklenmekteydi. Bunun için inanılmaz bir emeğin ve çok büyük bir çabanın içinde oldu. Kahramanca ve fedaice katıldı. Rojin yoldaş Devrimci Halk Savaşı hamlesinde kadın özgürlük hareketinin öncü komutanı olarak sürece damgasını vurmuş, hamlenin YJA Star ruhu ve duruşu olarak tüm alanlarda HPG bayrağını dalgalandırmıştır.

Rojin yoldaş, Faraşin yaylarında başlayan, Botan’da boy veren kadın özgürlük ruhunun Zagroslardaki tanrıçalaşmasıdır. O, yüreğindeki sevgiyi, ruhundaki sadeliği, özgürlüğe duyduğu özlemi, direnişçilikle oluşturduğu onuru halkıyla paylaşıp insanlığa yaymak isteyen Kürt kadınının duruşu, yürüyüşüydü. Tıpkı Zarife ve Beritanlar gibi baştan sona direniş, her an ve her alanda yiğitçe kavga, bitmeyen sevda, tükenmeyen cesaretti ve bu nedenle düşman karşısında hep eylemdi. Asla yenilgiyi kabul etmeyen isyancılığın, direnişçiliğin kadınlık, militanlık sembolüydü. Uzun yıllara yayılan gerillacılığı boyunca defalarca kez yaralandı, onlarca kez ölümden döndü ancak asla yorulmadı, pes etmedi, geride durmadı. Hep savaşın en önünde, kavganın ortasında oldu.  Savaşa hakkını vererek, her an zafere inanarak büyük inatla katıldı. En kritik anda bile yoldaşlarına zafer umudunu aşılayarak büyük çıkışlar yaptırmanın adı oldu. Bu nedenle Rojin yoldaş zor günlerin, zor anların yoldaşlığını sahiplendi. Önderlikten, tarihten, halkımızın acılarından, Kürdistan coğrafyasından, doğasından, yoldaşlarından, gerilla yaşamından aldığı moralle her an için moralin, heyecanın, ağız dolusu gülmenin kaynağı oldu. O, Önderlikli gerilla yaşamına tutkuyla, her an yeni katılmış gibi hayatı yeniden keşfetmenin sevinciyle, mutlu, gururlu, onurlu bir kadın gerilla olarak yaşadı. Hakikati bulmanın bilinci ve ona aşkla bağlanmanın sevinciyle yaşadı. Yaşamına halkının özgürlüğü için büyük acılar kadar onurlu, soylu başarılar sığdırdı ve halkının, biz yoldaşlarının yüreğinde asla sönmeyecek sevgi ateşi olarak yerleşti.

Şıtaza eylemi ve ardından gelişen Şıtaza-Oramar kuşatmalarının öncü komutanı Rojin yoldaş şahsında bu süreçte şehit düşen tüm kahraman yoldaşları saygıyla anarken, temsil ettikleri değerlerin, açığa çıkardıkları zafer ruhunun bundan sonraki süreçte de yolumuzu aydınlatacağını belirtiyoruz. Mutlak anlamda başarı yaratan fedai duruşun yeni dönemdeki mücadele ruhumuz olmaya devam edeceğini, bu ruhla Önderliğimizin ve halkımızın özgürlüğünü elde edeceğimizi belirtiyor, Şıtaza sürecine öncülük eden şehitlerimize ve onlar şahsında tüm mücadele şehitlerimize bağlılık sözümüzü yineliyoruz.